Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15653 E. 2009/17138 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15653
KARAR NO : 2009/17138
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : FERDİ EFECİK VD.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, … ve …,…, …, …, …, …, …, …, … ve Lüftifye …, …, Nutiye … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü Sarısuluk mevkii 410 parsel sayılı 82700 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kovalık niteliğiyle Hazine adına tesbitine, Faika …, Celeal … ve diğer bir kısım gerçek kişiler Haziran 1337 tarih 36 ve 37 sırı numaralı tapu kaydı ve tedavüllerine dayanarak itiraz etmişler, diğer bir kısım gerçek kişiler ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın değişik bölümlerinin adlarına tapuya tescilini istemişler, … … mirasçılarının davalarının reddine, diğer tüm davacı katılan … Yönetiminin davasının reddine, katılan gerçek kişilerin davasında görevsizliğe ve … Köyü 410 sayılı parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 07.11.2003 gün ve 1999/38-3 sayılı kararı, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.01.2005 gün ve 2004/8581-466 sayılı kararı ile onandıktan sonra karar düzeltme yolu kullanılmadığı için 16.04.2005 tarihinde kesinleşmiş, Katılanlar … ve … … 05.07.2005 tarihli dilekçeleriyle, dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini istemişler, dava Dosyası Asliye Hukuk Mahkemesinin esasına kayıt edilerek Yargılamaya başlanmış, … taşınmazın 14196,71 m2 bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tesciline karar verilmesi istemiyle 10.10.2005 tarihinde davaya katılmıştır. Mahkemece katılan …’in davasının kabulüne, çekişmeli … Köyü 410 sayılı parselin Harita uzmanı bilirkişiler Sevcan … ve … … tarafından düzenlenen 21.01.2009 tarihli bilirkişi krokisinde (A) v (B) ile gösterilen toplam 13419 m2 bölümün … adına tapuya tesciline, diğer katılan davacıların davalarının REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine, … ve …, …, …, …, …, …, …, …, … ve Lüftifye …, …,Nutiye … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1988 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.

-2-
2009/15653-17138

1) Dava, genel arazi kadastro tesbitinden sonraki nedene dayalı tapu iptal tescile ilişkin olup; Kadastro Mahkemesince bir kısım katılanların davalarında görevsizliğe kararı verilmesi üzerine Asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. H.Y.U.Y.’nın 193. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde görevli mahkemeye baş vurularak taraflara tebligat yaptırılması gerekir. Bu 10 günlük süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Görevsizlik kararı temyiz incelemesi sonunda Yargıtay’ın onama kararı ile kesinleşmiş ise 10 günlük süre H.Y.U.Y.’nın 193/III maddesi gereğince Yargıtay onama kararının tebliği tarihinden tarihinden itibaren işlemeye başlar. Çünkü, H.Y.U.Y.’nın 440/III -3 maddesi uyarınca, mahkemelerce verilen görevsizlik kararlarının bozulması veya onanmasına ilişkin kararları hakkında karar düzeltme yoluna gidilemez. Başka bir anlatımla; görevsizlik kararları, karar düzeltmeye tabi olmadığından Yargıtay kararının verildiği tarihte kesinleşmiş sayılır.
Bu nedenlerle, kural olarak;
a) H.Y.U.Y’nın 193. maddesi gereğince, davalarında görevsizliğe karar verilen katılanların, Yargıtay onama kararının tebliğinden itibaren 10 gün içinde görevli yasa görevsiz mahkemeye baş vurarak, tebligat masraflarını yatırmaları, daha sonra görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak davalı Hazineye tebligat yaptırmaları gerekirken, katılan davacılar … ve … … 10 günlük süre geçtikten sonra 05.07.2005 tarihinde, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için dilekçe verdikleri, sözü edilen on günlük sürenini hak düşürücü nitelikte olduğu, mahkemece kendiliğinden gözetilerek, … ve …’in davalarının,
b) Asliye Hukuk Mahkemesinin önünde usul yasasına uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gelmesinden sonra verdiği katılma dilekçesiyle, katılan olarak … tarafından Hazineye yöneltilen davanın,
c) Karar Başlığında katılan davacılar olarak gösterilen ancak, Kadastro Mahkemesindeki kadastro tesbitine itiraz davasına katıldıkları halde, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra 10 günlük sürede, dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için yöntemince istemde bulunmadıkları gibi, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için dilekçe veren … ve … …’le mecburi dava arkadaşlıkları da bulunmayan …, …,…, …, …, …, …, …, …, …, Lüftifye …, …, Nutiye … ve …’in davalarının,
AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2) Kabule göre de; çekişmeli parselin 1953 yılındaki genel kadastroda kovalık niteliğiyle Hazine adına tesbit edildiği, Faika …, … … ve tapuda paydaşı oldukları gerçek kişiler ile birlikte, Haziren 1337 tarih ve 36 ve 37 sıra numaralı tapu kayıtlarına tutunarak, taşınmazın adlarına tescilini istedikleri, temyiz eden gerçek kişilerin, parselin değişik bölümlerinin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetilği nedeniyle adlarına tapuya tescilini istedikleri, yapılan keşiflerde parselin bir bölümünün katılma talep edenler yada onlara devredenler tarafından otlak olarak kullanıldığı, diğer bölümünün ise kovalık niteliğinde zilyet edilmeyen yer olduğu, sonraki yıllarda taşınmazın bir bölümüne narenciye ağaçları dikildiği, diğer bölümünün ise yine kovalık olarak kimsenin kullanımında olmadığının saptandığı, 1983 ila 1992 yıllarında yapılan keşiflerde, … bilirkişi Kemalettin … tarafından düzenlenen krokilerde (a) ile gösterilen bölümün … … tarafından hayvan otlatılarak kullanılırken, … …’nin burasının kendisine ait tapulu yer olduğunu iddia ederek … …’i buradan uzaklaştırdığı, taşınmazın bu bölümünü işçisi … Efecik’in korumasına bıraktığı, daha sonra da bu yerin, … …’nin karası Vacide tarafından İzmirli … denen birine satıldığı, ancak bu şahsın taşınmazı terk etmesiyle birlikte, … … adına elinde bulunduran … Efecik’in içine bir ev yaparak, taşınmazın 4,5 dönümünü sahiplendiği, onun ölümü ile bu yerin oğlu Abdullaha kaldığı, daha sonraki yıllarda

-3-
2009/15653-17138

taşınmazın 11 dönümlük bölüme daha, Duralinin oğlu … ve …’nin torunu ve …’ın oğlu … tarafından narenciye türü ağaçlar dikildiği, dosya içeriğindeki tüm yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, keza katılan …’in gösterdiği tanıkların dahi taşınmazın 1973 yılında sonra önce hayvan otlatmakta sonra ev yeri ve narenciye bahçesi tesis edilerek zilyet edildiğini, kadastro tesbitinden önce zilyet etmediklerini bildirdikleri, … adına zilyet edilmişse de, mevcut dava nedeniyle bu zilyetliğin çekişmesiz ve aralıksız olduğunun söylenemeyeceği gözetilerek, tüm davaların reddine karar verilmesi gerekirken, …’in katılmak suretiyle davasının kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle karar başlığında katılan sıfatıyla gösterilen …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, Lüftifye …, …, Nutiye … ve …’in,
Yukarıda birinci ve ikinci bentde açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 19.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.