Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15658 E. 2009/19432 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15658
KARAR NO : 2009/19432
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası göcen … mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 25.04.2007 tarihli fenni bilirkişi raporunda gösterilen (B), (C) ve (D) harfli taşınmazlara yönelik olarak açılan davanın feragat nedeni ile reddine, 31.03.2009 tarihli fenni bilirkişi krokisindeki (A), (B), (C) ve (D) harfli toplam 4259.46 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1984 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile daha sonra 24.11.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen dışta kalan ormanların kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1960 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların yörede 1988 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.öncelikle uzman orman bilirkişi çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığını, 1963 tarihli memleket haritasında açıklık alanda kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamış ise de taşınmazın tahdit hattına veya memleket haritasına göre konumunu göstermemiştir. Bu hali ile uygulama yetersizdir. Ayrıca çekişmeli taşınmaza bitişik bulunan ve Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 2002/246-2006/190 sayılı dosyasında veliddin boz tarafından açılan tescil davası sonucunda davanın kabulü yolunda kurulan hükmün temyiz edilmesi üzerine dairenin 28.02.2008 tarih 2008/1705 -3184 sayılı kararı ile aşağıda belirtilen sebepler ile hükmün bozulduğu anlaşılmış olup, uzman fenni bilirkişiden sözkonusu dosyada davalı olan taşınmaz ile bu dosyada davalı olan taşınmazların birbirlerine bitişik olmaları nedeni ile ayrı dosyalarda dava konusu olan taşınmazların üst üste çakışıp çakışmadığı hususunda rapor alınmadığı gibi, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/126 E sayılı dosyası getirtilerek o dosyada yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarında çekişmeli taşınmazın kime ait olduğunun açıklandığı da araştırılmamıştır. Bundan ayrı olarak 1960 yılında yapılan kadastro çalışması ile oluşan komşu 182,183 parseller ile daha sonra imar uygulaması ile oluştuğu anlaşılan 224 ada 26, 2022 ve 2029 parsellere ilişkin tapu kayıt örnekleri ile kadastro tesbit tutanak örneklerinin ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri de araştırılmadığı gibi, komşu 693 ada 1 ve 2 parsellerin hükmen hazine adına arsa niteliği ile oluştuğu anlaşılmakla bu taşınmazlara ilişkin hükmü dosyaları getirtilerek incelenmemiştir. Dairenin 2008/1705 sayılı bozma ilamında hazinenin kadastro paftasında çalılık ve taşlık olarak bırakılan taşınmazlara yönelik olarak … 1.asliye hukuk mahkemesinin 1995/594 sayılı ve bunu takip eden numaralarda 24 kişi aleyhine elatmanın önlenmesi ve tescil istemi ile açtığı davalarda taşınmazların taşlık ve … oldukları belirlenerek 24 kişi hakkında elatmalarının önlenmesine ve taşınmazların hazine adına tapuya tesciline karar verildiği belirtilmekte olup, sözkonusu dosyanın getirtilerek bu kişilerin aralarında davacının da bulunup bulunmadığının ve yakın tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları getirtilerek uzman bilirkişiler marifeti ile taşınmazın kullanılıp kullanılmadığının da araştırılması gerekmektedir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle yörede 1984 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastro çalışmasına ilişkin işe başlama, çalışma askı alan tutanakları ile orman tahdit haritasının ilgili Orman İşletme Müdürlüğünden istenmeli, daha sonra ise önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde yapılacak uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı belirlendiğinde ise:
Dava konusu taşınmazın tesciline karar verilebilmesi için yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp taşınmazın tescile tabi yerlerden olması ve zilyetlik koşullarının oluşması; ayrıca, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir. O halde, çekişmeli taşınmazların kadastro paftasında taşlık ve çalılık olarak bırakılması ve bitişiğindeki taşınmazlar hakkında Hazine tarafından bir çok kişiye yönelik açılan 1995/594E ve devamı sayılı davalarda imar ihyanın ve zilyetlik bulunmadığından Hazine lehine karara bağlandığı (davacının da bu kişiler arasında olup olmadığı araştırılmalıdır) anlaşılmakla dava konusu taşınmazların 1980-1990’lı yıllardaki … fotoğrafları ve memleket haritasındaki konumları incelenerek o tarihler itibariyle kullanılıp kullanılmadığının da araştırılması; çekişmeli taşınmazlara komşu olan taşınmazların dayanakları olan belgeler varsa bu kayıtlar uygulanarak çekişmeli taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır gösterdiğinin belirlenmesi ve yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin de denetlenmesi, hükmen oluşan taşınmazların hüküm dosyalarının incelenmesi gerekir.
Bu nedenle; çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi için yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ile … fotoğrafı ile yine 1980-1990’lı yıllara ilişkin aktüel durumu gösteren memleket haritası, … fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip,uzman orman ve ziraat mühendisleri ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;ziraat bilirkişi tarafından varsa taşınmaz üzerindeki ağaçlarının yaşları, cinsleri, dağılımları, adetleri açıklanmalı yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalmasına rağmen uygulanan resmi belgelere veya eylemli duruma göre tamamının veya bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olması halinde zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu gözönünde bulundurulmalı, böylesine yapılacak uygulama ve araştırma sonunda, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, 1980-1990’lı yıllara ait aktüel durumu gösteren memleket haritası ve … fotoğrafları ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftaları özel streoskop aletleriyle incelenerek o yıllarda kullanılıp kullanılmadığı ve ne durumda olduğu saptanmalı, komşu parsellerin dayanağı kayıtlar uygulanarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır gösterdikleri araştırılmalı; imar – ihyanın ne zaman başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı; bundan sonra, varsa sürdürülen zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği, zeminin ve kullanımın ekonomik amacına uygun bulunup bulunmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak, kendilerinden kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, ziraat mühendisinden bu konularda bilimsel ve ilmi verilere dayalı rapor alınmalı; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı yönünden yöntemine uygun araştırma yapılmalı; çekişmeli taşınmazlara bitişik olan ve kadastro sırasında tapulama harici bırakılan taşınmazlarla ilgili Hazine tarafından bir çok kişiye yönelik açılan tescil ile el atmanın önlenmesine ilişkin dava dosyalarındaki uzman bilirkişi raporları ve toplanan diğer delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.