Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15817 E. 2009/18537 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15817
KARAR NO : 2009/18537
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 197 ada 5 parsel sayılı 1222,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine. taşınmazın Hazineye ait olan 20.02.2001 tarih 111 sıra da kayıtlı tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece verilen kesin mehile rağmen keşif giderleri yatırılmadığından davanın reddine ile dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalı … vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan ve 22.03.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre ve … Köyünde 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin tescilinin istendiği ve talep sonucunda tahdit dosyasında mevcut orman sayılmayan alanların da 2/B maddesi kapsamında değerlendirilerek zuhulen zabit kaydının … köyü için 20.2..2001 tarih 111 sırada kayıtlı tapu kaydı ile Hazine adına 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilmek sureti ile tescilinin yapıldığı, iş bu zabıt kaydının 2/B maddesi ile ilgisinin bulunmadığı taşınmazın orman sınırları dışında ziraat alanı olarak bırakılan kısımda kaldığı ve Hazinenin dayandığı tapu kaydının yolsuz olarak oluştuğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece davanın reddine karar verildiği ve davalı kendisini vekille tamsil ettirdiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasına “3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereğince davalı yararına taktir olunan 200.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.