YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16008
KARAR NO : 2009/19428
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Mahallesi 520 ada 42 parsel sayılı 43.087.75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin (A) harfli 1098.67 m2’lik bölümünün davacı adına, (B) harfli 41.989.08 m2’lik bölümün davalı Hazine adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24.10.2003 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli 42 parselin (A) harfli bölümünün yörede 2003 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu göstermiştir. Ancak, çekişmeli taşınmazın (A) harfli bölümünün üzerinde davacı gerçek kişi yararına tesbit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı yolu ile zilyetlik koşullarının oluştuğunun kabul edilebilmesi için sadece kesinleşen orman kadastro çalışmasının uygulanması yeterli değildir. Çekişmeli (A) harfli bölümün 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması, ayrıca 1985-1990’lı yıllara ati aktüel durumu gösteren memleket haritası, … fotoğrafları ve fotogometri yöntemi ile düzenlenen kadastro paftaları üzerinde uzman bilirkişilerce streoskop aletleriyle inceleme yapılarak o yıllarda taşınmazın kullanılıp kullanılmadığının da araştırılması gerekmektedir. Ayrıca uzman orman bilirkişi 42 parsel içindeki (A) harfli dava konusu bölüm ile 42 parsel arasında sıra halinde 50 yaşında kayın ve gürgen ağaçlarının bulunduğunu açıklamış ancak uzman ziraat bilirkişi ise 1 adet kayın ağacı bulunduğunu açıklamıştı. Bu hali ile çekişmeli taşınmazın üzerindeki ağaçlar hususunda raporlar çelişkili ise de mahkemece bu durum göz ardı edilmiştir. Bunlardan ayrı olarak mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ile tanıkların çekişmeli (A) harfli bölümün davacı tarafından 10 yıldan beri ekilmediğine ilişkin beyanları da mahkemece değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle; çekişmeli taşınmazların öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi için yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ile … fotoğrafı ile yine 1985-1990’lı yıllara ilişkin aktüel durumu gösteren memleket haritası, … fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, uzman orman ve ziraat mühendisleri ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de
uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;ziraat bilirkişi tarafından varsa taşınmaz üzerindeki ağaçlarının yaşları, cinsleri, dağılımları, adetleri açıklanmalı yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalmasına rağmen uygulanan resmi belgelere veya eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olması halinde zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu gözönünde bulundurulmalı, böylesine yapılacak uygulama ve araştırma sonunda, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve öncesi ve halen orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, 1980-1990’lı yıllara ait aktüel durumu gösteren memleket haritası ve … fotoğrafları ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftaları özel streoskop aletleriyle incelenerek o yıllarda kullanılıp kullanılmadığı ve ne durumda olduğu saptanmalı, komşu 63 parselin kesinleşmiş olup olmadığı araştırılmalı kesinleşme şerhli kadastro tesbit tutanak örneği dosyaya getirtilmeli,davalı ise dosyası getirtilerek incelenmeli , A harfli taşınmazın kuzey hariç tüm yönlerden çalılık niteliğindeki 42 parselin davalı olmayan bölümüne ,kuzey yönden ise 63 parsele hudut olduğu gözetilmeli, imar – ihyanın ne zaman başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı; bundan sonra, varsa sürdürülen zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği, zeminin ve kullanımın ekonomik amacına uygun bulunup bulunmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak, kendilerinden kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınıp davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, ziraat mühendisinden bu konularda bilimsel ve ilmi verilere dayalı rapor alınmalı; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı yönünden yöntemine uygun araştırma yapılmalı; ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.