YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16263
KARAR NO : 2009/15963
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ” davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün;Dairemizin “09.10.2008 gün ve 2008/8418-12516” sayılı ilamıyla “Çekişmeli … köyü 1072 sayılı parselin (C) ile gösterilen 143 m2 ve (A) ile gösterilen 455 m2 bölümü ve aynı köy 1073 sayılı parselin (Ç) ile gösterilen 225 m2 ve (E) ile gösterilen 145 m2 bölüm yönünden ONANMASINA VE 172 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve (D) ile gösterilen 720 m2 bölüm yönünden BOZULMASINA” karar verilmiş, süresi içinde “DAVACI … ve DAVALI KIRMIZI TAŞLAR ORMAN ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET ŞİRKETİ” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
1) Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususları temyiz aşamasında da ileri sürüldüğü, daire kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğundan, davalı Kırmızı Taşlar Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin çekişmeli … köyü 1072 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 455 m2 ve (B) ile gösterilen 1472 m2, 1073 sayılı parselin aynı bilirkişi krokisinde (Ç) ile gösterilen 225 m2 ve (D) ile gösterilen 720 m2 bölümüne ilişkin tüm karar düzeltme nedenlerinin ve isteminin, Davacı … Yönetiminin ise çekişmeli 1072 sayılı parselin aynı bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen 143 m2 ve 1073 sayılı parselin (E) ile gösterilen 145 m2 bölümüne ilişkin yerinde görülmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin çekişmeli … Köyü 1072 sayılı parselin 04.06.2007 günlü krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin aynı krokide (D) ile gösterilen 720 m2 bölümüne ilişkin karar düzeltme istemine gelince; Mahkemece bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş,
Dairenin 09.10.2008 gün ve 2008/8418-12516 sayılı kararının 3. bendinde;
“Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, 04.06.2007 tarihli rapor ve 05.09.2007 tarihli ek raporda 1072 sayılı parselin ekli krokide (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 702 m2 bölümünün 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından, 1942 orman kadastrosu yok sayılarak yeniden yapılan orman kadastrosunda, makiye ayrılan yerlerden olduğundan söz edilerek, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak belirlenen orman sınır hattı ile orman sınırları dışında bırakıldığı, bu bölümün 1952 yılında Akdeniz makisi olarak ayrıldığı belirlenmiştir.
Mahkemece, aynı yöredeki dava dışı başka taşınmazlar için … tarafından yargılamanın yenilenmesinin istendiği, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği çekişmeli taşınmazların da aynı durumda olduğu gerekçesiyle 1072 ve 1073 sayılı parsellerin bu bölümlerine ilişkin davanın reddine karar verilmişse de, davanın yargılamanın yenilenmesine ilişkin olmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tesciline ilişkin olduğu gözetilmemiştir.
Vakıflar Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin tapuya dayalı olarak … Köyü 1072 ve 1073 sayılı parseller için açtıkları tapu iptal tescil davasına katılan Hazinenin, bu parsellerin kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı savıyla katılma suretiyle açtığı davanın kabulüne ve taşınmazların Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 1072 sayılı parsel için Antalya Kadastro Mahkemesinin 08.02.1994 gün ve 1991/1568-175 sayılı, 1073 parsel için de, 23.12.1993 gün ve 1991/1605-1795 sayılı kararlarının dayanağı bilirkişi raporlarında “çekişmeli 1072 ve 1073 sayılı parsellerin 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, ancak 1976 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan işlemde kısmen sarı ile taranarak gösterilen bölümlerinin orman sınırları dışında bırakıldığı, taşınmazın makiye ayrıldığı” bildirilmesine rağmen, bu mahkeme kararının gerekçesinde “çekişmeli parselin 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 1952 yılında makiye ayrıldığı ve 1976 yılında 7 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, makiye ayrılan taşınmazın daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal olmadığı açıklanarak Hazinenin davasının red edildiği görülmektedir. Halbuki, dava konusu 1072 ve 1073 sayılı parseller, kısmen 1942 yılı tahdit sınırları içinde kalmaktaysa da, 1976 yılında orman rejimi dışına çıkarma işlemine konu edilmemiştir. Antalya Kadastro Mahkemesi kararlarının dayandığı bilirkişi raporları ile mahkeme kararının gerekçesi gözetildiğinde, Somut olaydaki dava nedeni farklı olduğundan, temyize konu çekişmeli 1072 sayılı parselin krokide (B) ile gösterilen 1472 m2 bölümünün ve 1073 sayılı parselin krokisinde (D) ile gösterilen 720 m2 bölümünün 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde … aleyhine kesin hüküm yada kesin delil oluşturmaz.
1952 yılında Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmayan ve yine Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak görev yapmayan maki komisyonunca kısmen 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında, kısmen içinde bulunan ve Akdeniz sahil şeridine kadar dayanan köy toplu tarım arazilerini, meraları tepeleri, tarıma uygun olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile … Köyü Yerleşim yerini de içine alan çok geniş bir alanın makilik saha olduğundan söz edilerek makilik olarak belirlendiği, 1976 yılında görevlendirilen Orman Kadastro Komisyonu tarafından, 1952 yılı maki çalışmalarına değer vermeyerek ve 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun sadece Murat Paşa Vakfına ait tapu kayıtları kapsamında kalan taşınmazlar yönünden iptal edildiği, diğer taşınmazlar yönünden, tahditin hukuki geçerliliğini sürdürdüğü göz önünde bulundurmadan, 1942 yılı tahditinin tamamı iptal edilmiş gibi yeniden orman kadastrosu yapılacağı Orman Kadastro Komisyonunun 03.06.1976 tarihli ve 1 nolu tutanağında belirtildikten sonra, kısmen 1942 yılı tahdit hattına uyularak yeniden orman kadastrosu yapıldığı ve 1942 yılı tahdit hattı dışında kalan ancak niteliği eylemli orman olan bir kısım yerlerin, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonrada 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yaparak, bir kısım ormanların 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kayıp etmesi nedeniyle orman dışına çıkartılarak, 24.07.1976 tarihli (36) nolu işi bitirme tutanağı düzenlendiği, 23.11.1976 tarihli (37) nolu tutanakla da, yapılan işlemlerin ilan edilmesine karar verildiği ve bu ekip çalışmalarının ilanı üzerine süresinde yapılan itirazların incelendiği ve 09.11.1976 günlü (5) numaralı itirazları inceleme tutanağında “…4 nolu Orman Kadastro Ekibince 1744 Sayılı Yasa gereğince nitelik kaybı nedeniyle (2) numaralı poligon olarak orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 1952 yılında makiye ayrıldığı, .bu sahanın eskiden beri köy arazisi ve köy yerleşim alanı olarak kullanıldığı cüz i bir kısmının orman sayılmayan makilik alan olduğu görülmekle 2 nolu parselin(2 nolu 2. Madde poligonunun) orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemlerin bu şekilde düzeltilmesine” karar verildiği, mahkemenin kabulünün aksine dava konusu taşınmazın orman rejimi dışına çıkarma işlemi iptal edilen (2) nolu poligon dışında bulunduğu, dava konusu 1072 sayılı parselin (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokisinde (D) ile gösterilen 720 m2 bölümün, 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı halde, 1976 yılında yapılan çalışmada orman sınırları dışında bırakıldığı daha sonraki işlemlerde durumunun değişmediği anlaşılmaktadır.
… Köyünde 1952 yılında çalışan I ve 2 numaralı makiye ayırma komisyonları, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulmuş ve bu komisyonlar yasa ve yönetmelik hükümlerine de uymadan çalışma yaparak zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlemiş, yasaya aykırı kurulan komisyonun yasaya aykırı olarak makiye ayırdığı yerlerde toprak tevzi işlemleri de yapılmamıştır. 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edildiği; ne var ki, davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığı gibi, makiye ayırma komisyonunun yasanın öngördüğü biçimde kurulmaması ve yine yasa ve yönetmeliğe uygun çalışmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemez. Somut olayda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
H.G.K nun 28.05.2003 gün ve 2003/20-371-358 sayılı kararında kabul edildiği gibi, bir yerin maki olarak belirlenmesi tahditin kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmaz. O yerin makilik olması nedeniyle orman sınırı içine alınamayacağının orman kadastrosuna itiraz süresi içinde açılacak davada tartışılabilir. Makilik yada tapulu, tapusuz tarlanın veya başka nitelikteki bir taşınmazın orman sınırları içine alınması ve hak düşürücü sürenin de geçmesinden sonra orman kadastrosu kesinleşir ve o taşınmaz hukuken orman niteliğini kazanır. Yürürlükteki yasalara göre bundan sonra hiçbir merci ve makamın kesinleşen orman sınırını değiştirmesi mümkün değildir. Kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan ve hukuken orman olan taşınmaz hakkında tarla niteliğiyle oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğindedir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan kesinleşen orman sınırı içinde bulunan yer hakkındaki tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.). Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof.Dr.M.Kemal Oğuzman, Prof.Dr.Ömer Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal servet ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün değildir. Özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023.(931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesi ve H.G.K. 20.05.2001 gün ve 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün ve 2003/20-102-90 sayılı kararlarında değinildiği gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanamayacağından, tapu kaydının iptali her zaman dava konusu edilebilir.
Orman kadastrosunun ilanından sonra dava tarihine kadar hak düşürücü süreler çoktan geçmiş ve orman kadastrosu kesinleşmiştir. Çekişmeli 1072 parselin krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 720 m2 bölümü 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı halde, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca 1942 yılı orman kadastrosu yok sayılarak 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda, 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kalan bu bölümlerin, 1976 yılında orman kadastrosu sınırları dışında bırakılması ikinci kadastro olup, bu bölümlerin orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işleme değer verilemez. 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının önlendiğine, bu nedenle orman niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazın, 2886 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince Hazinenin özel mülkü gibi işlem yapılarak ihale yolu ile satışının hukuken geçerli olmadığı” denerek, bu bölümlere ilişkin hükmün onanması gereğine değinildiği halde, maddi hatayla, aynı bendin sonuç kısmında “Çekişmeli 1072 parselin krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 720 m2 bölümlerinin kesinleşen orman sınırları içindeki devlet ormanı olduğu gözetilerek, bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, redde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Şeklinde sonuç yazılıp, 1072 sayılı parselin (B) ile gösterilen 1472 m2 bölümüne ve 1073 sayılı parselin (D) ile gösterilen 720 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün bozulmasına karar verilerek, Daire karının gerekçe ile hüküm kısmında çelişkiye yol açılmıştır. Orman Yönetiminin kara düzeltme istemi bu nedenle yerinde olup, bozma kararının kaldırılarak, 1072 sayılı parselin (B) ile gösterilen 1472 m2 ve 1073 sayılı parselin (D) ile gösterilen 720 m2 bölümüne ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bede açıklanan nedenlerle davalı şirketin karar düzeltme nedenlerinin tümü yerinde görülmediğinden karar düzeltme isteminin REDDİNE, H.Y.U.Y.’nın 442. maddesi uyarınca takdiren 170.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 32.30.- TL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına,
2) Yukarıda ikinci bende açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Çekişmeli … Köyü 1072 parselin krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve … Köyü 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 720 m2 bölümlerine ilişkin, DAİRENİN 09.10.2008 GÜN VE 2008/8418-12516 SAYILI BOZMA KARARININ KALDIRILMASINA, aynı nedenlerle Çekişmeli … Köyü 1072 parselin krokisinde (B) ile gösterilen 1472 m2 ve … Köyü 1073 sayılı parselin ekli krokide (D) ile gösterilen 720 m2 bölümlerine ilişkin yerel mahkemenin 06.12.2007 gün ve 2004/542-551 sayılı kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 02/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.