YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16272
KARAR NO : 2009/16543
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Kooperatif, 05.02.2007 tarihli dilekçesiyle, tapuda kendi adına kayıtlı olan … … Köyü 279 sayılı parselden müfrez 960 ve bu parselden müfrez 233 ada 1 sayılı parsellerin orman ile ilgisi olmadığı halde tapu kayıtlarının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazıldığını, yasal olmayan bu şerhin iptali taşınmazların müstakil olarak kendi adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı kooperatif tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1942 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmaları bitirilememiş ve ilan işlemi de yapılamamıştır. Daha sonra, 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre; 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu, 1985 yılında işe başlayarak ve 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak 17.12.1985 tarih ve 33 numaralı tutanak ile yeniden oluşturulan 2225, 47, 48, 2562, 2225 numaralı orman sınır noktaları ile 1942 tahdidi dışında kalan bir bölüm yeri orman sınırı içine almış ve 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamlamış, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkarmıştır.
… … Köyünde 1942 yılında yapılan orman kadastrosundan sonra 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre ekip çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmaları bitirilememiş ve ilan işlemi de yapılamamıştır. Daha sonra 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre; 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu 1985 yılında işe başlayarak ve 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak 17.12.1985 tarih ve 33 numaralı tutanak ile yeniden oluşturulan 2569 – 49 – 2570 numaralı orman sınır hattı ile 1942 tahdidi dışında kalan bir bölüm yeri orman sınırı içine almış, 2570 ve 2571 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının aplikasyonunu kesin hükmün dayanağı 02.04.1970 tarihli krokiden farklı olarak kesin hüküm kapsamındaki bir kısım yeri 1942 orman kadastrosunda orman sınırları içinde ve kesin hüküm kapsamı dışında kalıp orman sayılan bir kısım yeri de orman sınırları dışında aplike etmiş ve 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamlamış, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkarmıştır.
Davacı, dava konusu 960 sayılı parselin ve bu parselden ayrılan 233 ada 1 sayılı parselin Antalya Tapulama Mahkemesinin 25.09.1977 GÜN VE 1966/301-123 E.,K. sayılı kesin hükmü ile orman sınırı dışında olduğu belirlendiği halde, tapu kadının beyanlar hanesine orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı yönünde şerh yazıldığı iddiasıyla, orman kadastro işlemlerinin kesinleşmesinden sonra, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre dahi geçtikten sonra bu davayı açmıştır.
Mahkemece, yapılan keşifte uzmanlıklarına başvurulan orman ve harita mühendislerinin dosyaya sundukları ve karara dayanak alınan rapor ve krokilerde, imar ve parselasyondan sonra kalan 1631 m2 yüzölçümündeki çekişmeli 960 sayılı parselin tamamının, orman kadastrosu sınırları dışındayken, 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yeniden tesis edilen 2225, 47, 48, 2562, 2225 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile orman olarak sınırlandırıldığı, köşe ve kırık noktalarının koordinatlarına göre çizilen irtibatlı krokisiyle, 233 da 1 sayılı parselin (A) ile gösterilen 176 m2 bölümünün, Tapulama Mahkemesi kararı ile hükmen orman olarak tescil edilen 959 sayılı parselden müfrez 2044 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kaldığı belirlendiğine göre, tapu kaydının beyanlar hanesine, taşınmazların kısmen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı yönünde şerh yazılması gerekirken, 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı önünde şerh yazılması doğru değilse de, Orman Yönetimi tarafından dava açılmadığı, orman kadastrosu sınırlarır içinde kalan bölümler yönünden Orman Yönetiminin istemiyle bu yönde her zaman tapu kaydının beyanlar hanesine şerh yazılabileceği gözetildiğinde, temyiz edenin sıfatına göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı kooperatifin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.