Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/16617 E. 2009/18120 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16617
KARAR NO : 2009/18120
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2008 tarih 2007/15983 E.-2008/1657 K. sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece orman tahdit haritdası ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmazlarla birlikte … araziye de uygulanarak, taşınmazların tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Mahallesi 298 ada 15 parselin krokide (A) ve (B) ile gösterilen 1513,02 m2’lik kısmının orman tahdit hattı içinde kaldığı, (C)= 13625 m2’lik kısmının eylemli orman olduğundan tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 298 ada 17 parselde kayıtlı (D)= 10015,28 m2’lik kısmın eylemli orman olduğundan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan tapu kaydının iptaline ilikindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde seri bazda yapılıp 23.02.1968 yapılıp ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2001 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların 1968 yılında kesinleşen orman kadastro sınırlarının kısmen içinde kaldığı, dışında kalan bir kısmının ise eylemli orman olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda, taşınmazların fiilen … olan yerlerinin orman sınırları içinde kaldığı bildirilmiş, memleket haritasında açık alanda kalan kısımlar orman tahdidi içinde, yeşil alanda kalan kısımlar ise orman tahdidi dışında iç parsel olarak gösterilmiş, Orman kadastrosunda altlık olarak kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritası getirtilip, tahdit haritası ile birlikte uygulanmadığı için tahdit uygulaması yetersiz olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Birbirine bitişik olmayan dava konusu taşınmazlara 2000 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 55120 m2 yüzölçümlü tapu kaydı revizyon görmüş olup, davada Hazine taraf olmadığı için ve eylemli orman olan kısma yönelik bir davası olmadığı için, H.Y.U.Y.’nın 74.maddesi gereğince davacı … Yönetiminin talebiyle bağlı kalınarak taşınmazın orman sınırları içinde kalan bölümleri hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 07/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.