YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16624
KARAR NO : 2009/18330
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetliğin korunması, muarazanın önlenmesi ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler 07.11.2005 tarihli dilekçeyle eski Kemalpaşa Savandere-… Köyü 313 ve 314 … Kemalpaşa … Mahelle 589 ada 11 ve 590 ada 1 sayılı parsellerin bitişiğinde cami müezzini lojmanı ve müştemilatını …’nun, mescit binasının ise … Doğanata tarafından 1980 yılında yaptırIlıp umumun kullanımına tahsis ettiklerini bu yerlerin kuzeyi 313 ve 314, doğusunun …, batısının orman ile çevrili Hazineye ait taşınmaz içinde mescit bahçesi, abdest alma yerleri, tuvalet, mescit görevlisi meskeni ve bu mescite ulaşmak için ihata duvarları giriş cüle kapısı ve yolu ile bir bütün halinde hizmet verdiğini, 07.11.2005 taihinde Tedaş görevlilerinin dava konusu yerlerin elektiriğini kestiğini, Orman Yönetiminin ise taşınmazların orman kadastrosu sınırları içinde olduğundan yıkım kararı almış olduğunu, bunun için elektiriklerin kesildiğini, öğrendiklerini, bu taşınmazlar ile ilgili imar affından yararlanmak için İzmir Valiliğine başvurduklarını, yıkım kararının haksız ve dayanağının bulunmadığını, taşınmalar üzerindeki zilyetliklerinin korunmasını, davalı … Yönetiminin yıkım kararı almak ve uygulamak şeklindeki el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama ve dosya kapsamına göre dava zilyetliğin korunması, muarazanın önlenmesi ve el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1953 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra 1987 yılında daha önce sınırlaması yapılan ormanların aplikasyonu, sınır dışında kalmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması yapılıp 21.09.1988 tarihinde ilan edilmiştir.
Davaya konu bahçe, bakıcı evleri ve mescitin kısmen yer aldığı 626 ada 1 sayılı parsel genel kadastroda 1121 hektar 907 m2 Devlet Ormanı olarak Hazine adına tesibiti kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş olup, bu taşınmazlara sınır olan Çinili Köyü 589 ada 11 ve 590 ada 1 sayılı parseller 1/5’… … …, …, …, … … ve … … adına kayıtlı olup 589 ada 11 sayılı parselin intifa hakkının … … Güvene ait olduğu beyanlara yazılmıştır.
… … … hakkında Devlet Ormanı sınırları içine bahçe tesis … iki adet bakıcı evi, bir adet sulama havuzu ve bir adet cami inşa … … düzenlemesi yaparak orman açma ve işgal suçundan 13.07.1998 tarihinde tutanak düzenlendiği, yapılan yargılamalar sonunda Sulh Ceza Mahkemesinin 19.07.1995 gün ve 1998/441-575 sayılı kararı ile sanığın 589 ada 11 ve 590 ada 1 sayılı parsellere sınır olan orman sınırları içindeki taşınmaza meyve ve … ağaçları dikmek, iki adet bekçi evi, bir adet su deposu yapmak suretiyle işgal ve faydalanma suçunu işlediğinden söz edilerek 6831 Sayılı Yasanın 93/3 maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 Sayılı Yasanın 6 maddesi gereğince cezasının ertelenmesine, taşınmaz üzerindeki iki adet bakıcı evi bir adet mescit, bir adet sulama havuzu ve meyve ağaçlarının 6831 Sayılı Yasanın 93/4 maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği, kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.03.2004 gün ve 2003/11136-2723 sayılı kararı ile onanıp kesinleştiği,
Aynı taşınmazlar için … … …, … …, , … …, …, … … … ve … … tarafından, davalı sıfatıyla 21.03.1989 tarihinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası da, yine dava konusu edilen ve Sulh Ceza Mahkemesinin sözü edilen kararına konu yerlerin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu belirlendiğinden reddine ilişkin kararın 30.07.1997 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ile kesinleşmiş mahkeme kararlarının uygulanmasına dayalı inceleme ve araştırma ve keşif sonunda düzenlenen müşterek bilirkişi raporuyla ve … bilirkişilerin raporlarıyla dava konu edilen bir adet su deposu ile bir adet bakıcı evinin tamamen, bir adet bakıcı evi ile bir adet mescidin, içinde çeşitli meyve ağaçları süs bitkileri ve … ağaçları bulunan bahçenin, kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, aynı bölümlerin, gerçek kişiler adına kayıtlı 589 ada 11 ve 590 ada 1 sayılı parsellerin çap sınırları dışında kaldığı, ancak bu parsellerin malikleri tarafından ortak bahçe ve sosyal tesis şeklinde kullanıldığı, bu yerlerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı yönünde Kadastro Mahkemesinin 07.04.1995 gün ve 1989/2-4 sayılı, yine bu yerlerin müsaderesine ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinin 19.07.1995 gün ve 1998/441-575 sayılı kesinleşmiş kararlarının bulunduğu, bu kararların tarafı olmayan davacılar için kesin hüküm oluşturmasa da, güçlü delil oluşturduğu, aksinin kesin … ile ispatı gerektiği, davacıların taşınmazların kendi ziletliklerinde olduğunu dahi ispatlayamadıkları belirlenip, bir an için davacıların zilyet oldukları kabul edilse bile, sözü edilen kesinleşmiş müsadere kararının infazı için Orman Yönetimince yapılan işlemlerin ve yıkım hazırlıklarının yasal olmadığı ve hukuki dayanağı olmadığı söylenemeyeceği, kesinleşmiş müsadere kararı ve dava konusu edilen taşınmaz bölümlerinin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalması karşısında, davacıların zilyetlikleri korunamayacağı gibi, müsadere cezası ve kesinleşmiş mahkumiyetin sonuçların kaldırmaya yönelik tesbit davalarının dinlenemeyeceği, bu tür davalarda hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 10/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.