YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16640
KARAR NO : 2009/18333
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 26.02.2007 günlü dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kurtpınar Beldesi …-Karanlık Kapı mevkiinde bulunan, genel kadastroda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılan taşınmazı 1978 den 1979 yılana kadar imar ihya …, 20 yıldan fazla süreyle … sıfatıyla zilyet ettiğini, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince adına tapuya tescilin istemiştir. Hazine davanın reddini ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, Hazinenin tescili isteminin kabulüyle … bilirkişiler Mukadder Yamuk ve … … tarafından düzenlenen 23.07.2007 günlü rapor ve krokide … kalem ile taranarak (A) gösterilen 2693,17 m2 ve (B) ile gösterilen 5987,30 m2 yüzölçümündeki taşınmazların mera niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış ve tapusuz olan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 26.09.1956 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası ile amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve üçlü ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın 1956 arazi kadastrosunda taşlık ve … olarak tapulama dışı bırakıldığı, üzerinde imar ihya çalışmaları … taşlardan ayıklanmış ve buğday ekilmişse de, toprağın mevcut haliyle imar ihya yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı belirlenerek, Kadastro Müdürlüğünce taşınmazın taşlık ve Çallık olarak tapulama dışı bırakıldığı bildirilmiş ve henüz orman kadastrosu yapılmamış olduğundan, H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183- 187 sayılı kararlarında değinildiği gibi, kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılırsa da, bu yerin 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılacağı gibi, Hazine tarafından orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine de tahsis edilebileceği gözetilerek gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde, isabetsizlik yoktur. Ancak, çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerinin mera sayılan yerlerden olduğu saptandığı ve meraların tapuya tescil edilmeyip, 3402 Sayılı Yasanın 16 Maddesi gereğince mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, mera olarak tapuya tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında 2. bendde yer alan “ “mera” niteliği ile Hazine adına tapuya KAYIT ve TESCİLİNE ” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “MERA niteliğiyle … malı olarak sınırlandırılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 10.12.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.bulunmadığına göre, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 10/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.