YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16680
KARAR NO : 2009/18316
KARAR TARİHİ : 09.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 08.05.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Ilısu Köyünde bulunan yaklaşık iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Hazine, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6. maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Davanın devamı sırasında 15.09.2008 tarihinde genel arazi kadastrosu yapılmış olup, çekişmeli taşınmazlar 137 ada 58 ve 81 parsel numarası ile senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, tutanaklar itiraz olmadığı yönündeki açıklama ile kesinleştirilmiştir. Mahkemece, bu durum göz ardı edilerek yargılamaya tescil davası olarak devam edilerek … bilirkişi tarafından düzenlenen 30.4.2008 tarihli krokili raporda (A), (B) ve (C1) ile işaretlenen sırasıyla 1.519,77 m2, 13.002,26 m2 ve 2.355,45 m2 yüzölçümlü taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Ilısu Köyünde 2003 ve 2008 yıllarında genel arazi kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Dairenin geri çevirme kararı üzerine yörede temyize konu davanın devamı sırasında 2008 yılında genel arazi kadastrosu ile 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosunun yapıldığı ve çekişme konusu taşınmazların 137 ada 58 ve 81 sayılı parsel numarasını aldıkları tespit edilmiştir. Hazine, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6. maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazların hazine adına tapuya tescili istemiyle karşı dava da açtığına göre dava orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasına dönüşmüştür. Bu durumda davanın Kadastro Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken mahkemece bu durum
gözardı edilerek 137 ada 58 ve 81 parsel sayılı taşınmazların tutanak asılları davalı şerhi verdirilerek tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeden dava, tescil davası olarak nitelendirilerek yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tespitlerinin yapıldığı tarihte Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen temyize konu dava bulunduğundan Kadastro Müdürlüğünce; kadastro tespit tutanakları düzenlenirken 3402 Sayılı Kadastro Yasanının 5. maddesi uyarınca … haneleri kadastro mahkemesince doldurulmak üzere boş olarak tespit edilmesi ve tutanak aslı ile eklerinin kırmızı kalem ile davalı şerhi
yazılarak Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirdi. Kadastro tespiti sırasında bu kurala uyulmayarak çekişmeli taşınmazların … hanelerinin doldurulmuş ve tutanakların kesinleştirilmiş olması sonuca etkili olmayıp, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2 maddesi uyarınca taşınmazların gerçek hak sahipleri, Kadastro Mahkemesince resen yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda belirlenmelidir.
Hal böyle iken; Dairenin geri çevirme kararı üzerine tapu sicil müdürlüğünce 137 ada 58 ve 81 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının asılları davalı şerhi verilerek gönderildiğine göre, Asliye Hukuk Mahkemesince dava dosyası 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken yetersiz inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle karşı davacı ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 09/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.