Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/16774 E. 2009/19212 K. 22.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16774
KARAR NO : 2009/19212
KARAR TARİHİ : 22.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine … Beldesi 3556 parsel sayılı 7381 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, bir bölümünün yörede 1942 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1989 yılında yapılıp 13/04/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 2649.49 m2’lik bölümüne ait tapu kaydının iptaline, kütüğün beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılmıştır” şerhi de verilerek hali hazır niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz bölümü orman sınırları içinde bırakılmış, 1989 yılında yapılan ve 13/04/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1978 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
Dava Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın bir bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemi ile açılmıştır. Bu niteliği ile dava kısmi davadır. Mahkemece yerin bir bölümünün kesinleşen 2/B madde uygulama alanında kaldığı belirlenmiş ve bu bölümün tapusunun iptaline karar verilmiş; ancak davanın taşınmazın tümüne yönelik olduğu kabul edilerek hüküm yerinde “ davanın kısmen kabulüne “ denilip “ Davacı tarafından yapılan 237.10.- YTL keşif gideri ve 9.00.- YTL tebligat gideri olmak üzere toplam 246.10.- YTL yargılama giderinden 89.00 YTL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 157.10.- YTL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına “ hükmedilmiştir. Karar bu yönü ile doğru değil ise de, açıklanan husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın kısmen kabulüne” ve “Davacı tarafından yapılan 237.10.- YTL keşif gideri ve 9.00.- YTL tebligat gideri olmak üzere toplam 246.10.- YTL yargılama giderinden 89.00.- YTL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 157.10.-YTL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına” cümleleri kaldırılarak; bunun yerine, “Davanın kabulüne” ve “Davacı tarafından yapılan 237.10.-YTL keşif gideri ve 9.00.-YTL tebligat gideri olmak üzere toplam 246.10.-YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 22/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.