Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/16984 E. 2009/18237 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16984
KARAR NO : 2009/18237
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 29/1/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/12/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davacı … vekili avukat … …, karşı taraftan davalı HAZİNE vekili avukat … … …,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında davaya konu … Köyü, 266 ada 1 parsel sayılı 7709,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … zilyetliğinde ise de, TARLA niteliğinde, SİT alanında kaldığı ve 2863 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı nedeniyle HAZİNE adına tespit edilmiştir.
Davacı …, … Köyü, 266 ada 1, 264 ada 37, 265 ada 6, 265 ada 7, 265 ada 8 parsel sayılı taşınmazların SİT alanı olmadığı gibi devlete ait yerlerden de olmadığı eklemeli zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kazanma şartlarının yararına gerçekleştiğini ileri sürerek, adına tescili istemiyle mahkemenin 2006/604 sayılı dosyasında dava açmış, yargılama sırasında bu parsellerin davalarının birlikte görülmesinin yargılamayı yavaşlatacağı nedeniyle 266 ada 1 parsel hakkındaki dava tefrik edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 11/10/1968 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 13/05/1982 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada,krokide çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde, (B) ve (A) bölümünün kıyı kenar çizgisi dışında yer aldığı,kesinleşen orman kadastro haritası ile eski tarihli memleket haritasında orman alanı dışında olmakla birlikte % 40 eğimli ve üzerinde maki bitkileri bulunan yeterince imar ve ihya faaliyeti yapılmadığı ve … faaliyetinde bulunulmadığı, halen yat çek çek yeri olarak kullanıldığı ve tamamının 1. derece doğal SİT alanı içinde olduğu saptanmıştır.
Kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının ve bu yasayı değiştiren hükümlerin henüz kesinleşmemiş olan davalara uygulanması gerektiği, 2863 Sayılı Yasanın değişiklikten önceki hükmüne göre “korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının” zilyetlikle iktisap edilmesi yasaklanmıştır. 14.07.2004 gün ve 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki “koruma alanları” sözcüğünden sonra gelmek üzere “sit alanları” sözcükleri ilave edilerek, tüm sit alanlarının olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması önlenmiş ise de, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasayla değişik 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2. cümlesi “Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca 1. grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlardaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde yeniden değiştirilmiş ve böylece bu madde kapsamı dışında kalan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılabileceği kabul edilmiştir. Ne var ki çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işlemi yapılmadığı, yat çek çek yeri olarak kullanmanın imar ve ihya kapsamında kabul edilemeyeceği , bu nitelikteki hali ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddelerinde yazılı imar, ihya ve kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı HAZİNEYE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 8/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.