Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17107 E. 2009/19314 K. 23.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17107
KARAR NO : 2009/19314
KARAR TARİHİ : 23.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında: “Mahkemece, mera ve orman yönünden yöntemine uygun araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Kural olarak orman sınırlandırmasına tabi tutulan yerlerde bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş orman kadastro haritalarının uygulanması ile belirlenir. Orman sınırlandırması yapılmamış ise orman araştırması 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine gore yapılır. Mera yönünden ise, bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olara tahsis edilmiş olması yada taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel şekilde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılmış olmasına bağlıdır. Öte yandan yapılan zilyetlik araştırması da yetersizdir. O durumda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmazın bulunduğu bölgede 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisinin yapılıp yapılmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden 4342 Sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı mülki amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ise mera tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köy yada köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu durumda taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belirli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp, kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel şekilde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı, sonucuna varıldığı takdirde yeterli şekilde zilyetlik araştırması yapılmalı, taşınmazın öncesinin kime ilişkin olduğu, kimden kime kaldığı, sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek biçimde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.