YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17115
KARAR NO : 2009/18353
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14.07.2009 gün ve 2009/9915-11840 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 23.03.2004 tarihli dava dilekçesiyle aslında Adıyaman merkez … Köyü idarı sınırları içinde kalan ve Eylül 1936 tarih 22 numarada babası … adına kayıtlı bulunan ve 1936 yılından beri zilyetliklerinde bulunan taşınmazın, kadastro sırasında Çelikhan Kadastro çalışma alanı sınırları içine alınarak Cami Mahallesi 245 ada 1 ve 248 ada 1 parsel numaraları ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini bildirerek, Hazine adına kadastro yoluyla oluşan tapu kayıtlarının iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişinin temyizi üzerine Dairenin 14.07.2009 gün ve 2009/9915-11840 sayılı kararıyla onanmıştır. Bu kez davacı süresinde kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; Adıyaman Merkez … Köyünde yapılan genel kadastroda 101 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 32 ve 34 sayılı parsellerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … ve arkadaşları adına 22.12.1994 tarihinde tesbiti ve 25.01.1995 ila 24.02.1995 tarihlerinde yapılan askı ilanı üzerine, Üse(…) oğlu … tarafından 17.02.1995 tarihli dilekçeyle parsellerin babası adına kayıtlı Eylül 1936 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tesbitlerinin iptali ve adına tapuya tescili istemiyle dava açılmış, … …, … … ve … … tarafından … Köyü Tüzelkişiliği ve Hazine aleyhine, … Köyü 101 ada 35 ve 36 sayılı parseller hakkında açılan dava da Adıyaman Kadastro Mahkemesinin 30.09.1998 gün ve 1998/200-282 sayılı kararı ile … … ve arkadaşları tarafından açılan dava ile birleştirilmesinden sonra, tutunulan tapu kaydının bu parselleri kapsamadığı gerekçesiyle, davacı …’un davasının reddine ve dava ettiği parsellerin tesbit gibi tesciline ilişkin, Adıyaman Kadastro Mahkemesinin 27.06.2001 gün ve 1998/197-28 sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19.11.2001 gün ve 2001/10398-9713 sayılı kararı ile onandıktan sonra karar düzeltme yolu kullanılmadığından 25.01.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
2) Çelikhan İlçesi Camii Mahallesinde 1990 yılında yapılan genel kadastroda 245 ada 1 sayılı 261750 m2 yüzölçümündeki parsel devlet ormanı niteliğiyle ve 248 ada 1 parsel sayılı 323000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise hali arazi niteliğiyle Hazine adına tesbit edilerek, 17.01.1991 ila 18.02.1991 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda kadastro tesbiti kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
3) … tarafından Hazine aleyhine 18.04.2002 tarihli dilekçesiyle açılan davada, önceden Adıyaman merkez … Köyü sınırları içindeyken, Çelikhan Merkez Cami Mahallesi kadastro çalışma alanı sınırları içine alınan ve bu köyde yapılan genel kadastroda Cami Mahallesi 248 ada 1 ve 245 ada 1 parsel sayısı ile Hazine adına tesbit edilen taşınmazların, babası … Ulu adına Adıyaman Merkez … Köyü Eylül 1936 tarih 22 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından tapu kaydının iptali ve tescili iddiasıyla açtığı davanın, davacının 20.06.2002 tarihli celseye gelmemesi nedeniyle dava dosyasının işlemden kaldırıldığı ve üç ay içinde de yenilenmediğinden Çelikhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.12.2002 gün ve 2002/21-37 sayılı kararı ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
4) Yine … tarafından; Hazine, … … ve … … aleyhine 24.04.1992 tarihli dilekçeyle, Çelikhan Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, tapuda Adıyaman Merkez … köyü Kotur Mezrasında bulunan D: Su taşı, B: Ziyaret, K: … Taşı, G: Bulam Çayı ile çevrili taşınmazın babası Raşo oğlu … adına olduğu halde, haksız ve yolsuz olarak Beypınarı mevkii Cilt 8, Sayfa 48, Sıra 4 numarada Hazine adına da tapu kaydı oluşturularak, davalı gerçek kişiler ve Hazine tarafından el atıldığı, aynı taşınmaz hakkında 1991/66 Esaslı dosyada açılan davanın da devam ettiği bildirilerek, Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve davalı gerçek kişilerin el atmalarının önlenmesi istemiyle açtığı davada, davacının gelmemesi nedeniyle 12.05.1994 günlü celsede dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ve dava üç ay içinde yenilenmediğinden, Çelikhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.08.1994 gün ve 1992/140-322 sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
5) Hazine tarafından … ve … … aleyhine Çelikhan Asliye Hukuk Mahkemesinde 02.05.1991 günlü dilekçe ile açılan davada, Hazine adına Haziran 1980 tarih ve 4 Sıra Numarada kayıtlı taşınmaza davalıların el atmalarının önlenmesi istenilmiş ve Çelikhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.1992 gün ve 1991/66-133 sayılı kararıyla davanın kabulüne, davacı Hazine tapusu kapsamında kalan, … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 16.04. 1992 günlü krokide kırmızı ve yeşil kalem ile boyanarak gösterilen Çelikhan İlçesi Beypınarı mevkiinde bulunan 245 ada 1 ve 248 ada 1 sayılı parseller içinde kalan taşınmazlara davalı kişilerin el atmasının önlenmesine dair verilen karar temyiz edilmediğinden 07.04.1993 tarihinde kesinleşmiştir.
6) Davalı … …’ın Hazine aleyhine zilyetliğe dayanılarak 03.09.1996 tarihli dilekçe ile Cami mahallesi 248 ada 1 parsel hakkında Çelikhan Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava, dava konusu edilen 248 ada 1 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 2000 m2 yüzölçümündeki bölümünün, davacının dedesi tarafından bir iki kere ekilmişse de, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, mahkemenin 24.09.1997 gün ve 1996/43-54 sayılı kararı ile red edilmiş, hüküm Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.06.1998 gün ve 1997/9843-6515 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmiştir.
7) Davacı … … tarafından Hazine ve … köyü tüzel kişiliği aleyhine 28.08.1980 tarihli dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri, 5 parça taşınmazın Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tapuya tescili istemiyle açtıkları davaya, … …, … … ve … …’ın da aynı sav ile …, … … ve … …’ın ise, tescili istenen taşınmazların murislerine tapu kaydı kapsamında kaldığı savıyla davaya katılmışlar, yapılan keşifler sonunda, katılanlar … ve arkadaşlarının tutunduğu 15 dönüm yüzölçümündeki, sınırları …, Ziyaret, … ve Su Taşı okuyan Eylül 1936 tarih 22 nolu tapu kaydının, sınırları itibariyle binlerce dönüm alanı kapsadığı, bu sınırlardan sadece … sınırının sabit olduğu, diğer sınırların nokta sınır olduğu, bu sınırlardan … sınırına düz çizgi çekilmesi halinde, çekişmeli taşınmazların bu sınırlar dışında kaldığı, bu sınırların birer çizgi ile birleştirilmesi halinde bir çok yerin, hatta tarıma elverişli olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki … ve tepelerin dahi bu sınırları içinde kalacağı, bunun ise hak ve nesafete uygun olmayacağı, bu nedenle tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığının kabul edilemeyeceği, taşınmazların davacı … …’ın murisleri, sonradan davacıların zilyetliğinde olduğu gerekçe gösterilerek, müdahillerin taleplerinin reddine, davacıların davasının kabulüne ve sınırları bildirilen dört parça taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, karara ilişkin dava dosyası aslı istendiğinde, Yazı İşleri Müdürlüğünce, dosyanın temyiz incelemesi için 28.04.1987 tarihinde Yargıtay’a gönderildiği ve henüz dönmediği bildirilmiş, yine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.03.2001 tarihli yazıları ile dosya aslının Dairelerinde bulunmadığını bildirmiştir.
8) Mahkemece, dava konusu parsellerin kadastro tesbitinin kesinleşmesinden sonra 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının tutunduğu K. Sani 1307 Y. Tarih 2 Sıra numaralı sicilden gelen Eylül 1936 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kaydının; Sakallı … adına kayıtlı iken ölümü ve mirasçılarını temlikiyle nısfı toplam üç pay kabul edilerek, 1 payının Binbaşızade … ve …, 1 payının Sakallı Karyesinden … … ve 1 payının da … … … ve … oğlu … adına intikal ettirildiği, … … ve arkadaşları tarafından açılan tescil davasına tutunarak davacı … ve arkadaşlarının bu tapu kaydına dayanarak davaya katıldığı, Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.1986 gün ve 1980/660-927 sayılı kararıyla … … ve arkadaşlarının davasının kabulüne, katılanlar … ve arkadaşlarını davasının ise reddine ilişkin kararının temyiz incelemesi için 28.04.1987 tarihinde Yargıtay’a gönderildiği, ancak; dava dosyasının kaybolması nedeniyle temyiz incelemesinin yapılmadığı ve halen kararın kesinleşmediği, bu arada … tarafından aynı tapu kaydına tutunularak eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
9) 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Listenin müdür tarafından alınmasından sonra o çalışma alanında bulunan taşınmaz mallar hakkında mahalli hukuk mahkemelerine açılan davalar, derhal kadastro müdürüne bildirilir. Bu halde de kadastro müdürü, yukarıdaki fıkra hükmü uyarınca işlem yapar. Kadastro müdürü, bu listedeki davalı taşınmaz malların tespiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder” Aynı yasanın 27. maddesi gereğince de, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.”. Bu işlemlerin nasıl yapılacağı, Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmelikte ayrıntıları ile gösterilmiştir.
10) … … ve arkadaşlarının açtığı, Davacı … ve arkadaşlarının da katıldığı, Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.1986 gün ve 1980/660-927 sayılı kararının ve dosyasının henüz temyiz incelemesinin yapılmadığı ve karar kesinleşmediğinden 1990 yılında tespit tutanakları düzenlenen Çelikhan Camii Mahallesi 245 aad 1 ve 248 ada 1 sayılı parsellerin tesbitlerinin kesinleştiğinden söz edilemez. Bu parsellerin kadastro tesbit tutanaklarının … hanesi açık olarak yapılması gerekirken, bu dava dosyası hiç yokmuş gibi, parsellerin tesbitlerinin kesinleştirilip, tutanaklarının tapu siciline devredilmesi hukuken değer taşımaz. Mahkemece yapılması gereken iş: Yazı İşleri Müdürlüğü ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından bulunamadığı bildirilen Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.1986 gün ve 1980/660-927 sayılı kararının dayanağı dava dosyasının aslının, ilgili olabileceği tüm kurum ve birimlerinden araştırılıp, özellikle Adıyaman Merkez … Köyü 101 ada 1 ilâ 15 ve 32, 34, 35, 36 sayılı parsellere ait Adıyaman Kadastro Mahkemesinin 1998/197 ve 200 E. sayılı dava dosyaları içinde bulunması, bulunamıyorsa, dava dosyasının ihyası sağlanarak temyiz incelemesinin yapılmasının sağlanması, bundan sonra 3402 Sayılı Yasanın 27 ve 30. maddeleri gereğince işlem yapılmak üzere dava dosyasının Çelikhan Kadastro Mahkemesine aktarılması ve Kadastro Mahkemesince de … … ve arkadaşlarının açtığı ve … ve arkadaşlarının katıldığı tescil davasına konu yerler ile bu tescil davasında ileri sürülen tapu kaydı kapsamındaki yerler yönünden kadastro tesbitleri kesinleşmediğinden, Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/660 sayılı tescil dava dosyasına konu olan ve Çelikhan Cami mahallesi kadastro çalışma alanında kalan parsellere ait tutanak asılları ile 1980/660 sayılı dava dosyası birleştirildikten sonra, temyize konu bu davanın o davaya katılma olduğu gözetilerek, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince taraf delilleri ile mahkemece lüzum görülen diğer deliller toplanarak, dava konusu taşınmazların gerçek hak sahipleri adına tesciline karar vermekten ibarettir. Mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerekirken onanması maddi yanılgıya dayalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Davacı …’un Karar Düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairemizin 14.07.2009 ün ve 2009/9915-11840 sayılı yanılgıya dayalı onama kararının KALDIRILMASINA, aynı nedenlerle Yerel Mahkemesinin 27.03.2008 gün ve 2004/7-6 sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 10.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.