Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1714 E. 2009/4119 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1714
KARAR NO : 2009/4119
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …Köyü 129 ada 16 parsel sayılı 9556,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, taşınmazın tarımsal nitelikte olmadığı, çalılık ve fundalık olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla tespitin iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın reddi ile davalı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davalı hazinece temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 13.11.2007 gün ve 2007/4534 – 4128 E.K.sayılı bozma ilamı ile, özetle; “Dava konusu taşınmazın sınırında eylemli devlet ormanı bulunmasına rağmen, mahkemece orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve inceleme yapılması, davalının tutunduğu vergi kaydının 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20. Maddesi uyarınca yerine uygulanıp kapsamının belirlenmesi ve yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca orman kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuna ekli krokilerde ve haritalarda çekişmeli taşınmazın … gözetilmeden ve koordinat değişimi yapılmadan işaretlendiği, … bilirkişi tarafından vergi kaydının uyduğu belirtilen 16 parselle ilgili dava ile birleştirilerek görülmesi ve vergi kaydına 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesine göre kapsam belirlenmesinin düşünülmediği, çekişmeli parselin doğu ve güney komşularının kayıtlarının getirtilerek uygulanmadığı, zilyetlik konusunda beyanda bulunan bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu … tarihli … fotoğrafları ile memleket haritaları ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro haritasına uygulanarak denetlenmediği anlaşılmaktadır. Bozma gereklerine karşılamayan, araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, öncelikle 129 ada 15 sayılı parsele ilişkin mahkemenin 2008/8 sayılı dava dosyası ile birleştirilmeli, yine … bilirkişi raporuna göre vergi kaydının uyduğu 4 sayılı parsele ilişkin aynı iddia ile açılmış dava var ise bu dava dosyası da birleştirilmeli, dava yok ise 4 sayılı parsele ilişkin kadastro tespit tutanağı ile dosyada bulunmayan komşu parsellerinin kadastro tespit tutanakları ve dayanaklarının, davalı olanların ilgili dava dosyalarının, itirazsız kesinleşenlerin tapu kayıtlarının, yöreye ait mevcut eski ve tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı fotogometri yöntemi ile düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile 307 ila 313 tahrir numaralı vergi kayıtları ilgili yerlerden getirtilip dosya keşfe hazırlandıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğunun anlaşılması halinde uyulan bozma kararında da açıklandığı üzere davacının dayandığı 310 numaralı vergi kaydının sınırında orman bulunduğu da gözetilerek 3402 Sayılı Yasanın 20.maddesi uyarınca kapsam belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.03.2009 günü oybirliği ile karar verildi.