Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17331 E. 2009/18754 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17331
KARAR NO : 2009/18754
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL ve EL ATMANIN ÖNLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 13/11/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29/09/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat … … ile karşı taraftan davalı … vekili Avukat … ve davalı … vekili Avukat … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/578 E, 2005/36 sayılı kararı ile … oğlu … …’nun miras şirketine temsilci tayin edildiğini, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Unduk Mahallesi Belova, …, Fasılkayası, Köy içi mevkiilerinde bulunan toplam 7 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, … oğlu … … tarafından, 35-40 seneden beri nizasız, fasılasız … sıfatıyla ve iyi niyetle zilyetliğinde bulundurduğundan, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu, 28/08/1998 tarihinde ölümü ile taşınmazların mirasçılarına intikal ettiğini, miras bırakanlarının ölümünden sonra dava konusu taşınmazları, mirasçılar adına 3 sene süreyle, … …’nun ekip biçtiğini, daha sonrada … tarafından mirasçılar adına ekilip biçildiğini, ancak, mirasçılardan …’nun 2004 yılında, davaya konu taşınmazların sadece miras payı oranında maliki olduğu halde, mirasçı olmayan davalı …’na tamamını sattığını ileri sürerek,ortak miras bırakanları … …’ndan intikal eden taşınmazların veraset ilamında yazılı mirasçılar adına payları oranında tescili ve davalı …’nun taşınmazlara haksız el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır
Davalı …, dava konusu tapusuz taşınmazların 14/06/1993 tarihli gayri menkul temlik ve temellük ve zilyetlik satış senedi olarak isimlendirilen belgede gösterildiği gibi, … oğlu … … tarafından, eşi … kızı … …’ya devir ve temlik edildiğini, taşınmazların 14/06/1993 tarihinden sonra … …’nın tasarruf ve zilyetliğinde olduğunu, bu taşınmazların … …’nın vefatından sonra tek mirasçısı …’na kaldığını, …’in ölmeden önce taşınmazları kendi adına …’ye ektirdiğini, aynı şahsın …’in ölümünden sonra kızı … adına taşınmazları ekip biçtiğini, …’ninde 16/07/2004 tarihli tapusuz taşınmazların satış ve zilyetliklerinin devir teslim
tesellüm ismi verilen senet ile müvekkil …’na sattığını bu tarihten itibaren de taşınmazların kendisi tarafından … sıfatıyla kullanıldığını, davacıların miras bırakanı … …’nın, dava konusu taşınmazları 1993 tarihinde eşi … …’ya devretmesiyle taşınmazlar üzerinde hakkının kalmadığını, dolayısıyla mirasçılarının da 1993 tarihi itibari ile taşınmazlar üzerinde herhangi bir hakkının olmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ile el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Dairenin 30/09/2009 tarihli iade kararı gereğince ,yerel mahkemece yapılan araştırma sonucu, Kadastro Müdürlüğünün 30/10/2009 tarihli yazısı ile, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2009 yılında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel arazi kadastrosunun yapıldığı ve davaya konu yer hakkında 268 ada 132, 254 ada 45, 49, 223 ada 1, 230 ada 4, 228 ada 19, 230 ada 1 parsel numarası ile … hanesi açık olarak kadastro tespit tutanaklarının düzenlendiği ve kadastro mahkemesine aktarıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesinde, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen mahkemesine devir olunacağı hükme bağlanmıştır.
Eldeki dava hakkında verilen karar henüz kesinleşmediğinden, çekişmeli taşınmazlar hakkındaki parsellerin tutanaklarının kesinleşmeyeceğine, davaya bakmakta genel mahkemelerin görevinin sona ereceğine göre,mahkemece görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 26 ve 27. maddesi uyarınca uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle, dava dosyasının görevli TOSYA Kadastro Mahkemesine gönderilmesi, kadastro mahkemesince … hanesi açık olarak kadastro mahkemesine gönderilen ve esasa kaydedilen dava dosyası ile birleştirildikten sonra, gerçek hak sahipleri adına sicil oluşturulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.- YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.