YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17407
KARAR NO : 2010/153
KARAR TARİHİ : 19.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2001 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü 115 ada 462 parsel sayılı 654.28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz zeytinlik niteliğinde belgesizden, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Hazine taşınmazın 1954 yılında yapılan zeytincilik parseli haritası kapsamında kaldığı, zeytincilik parselasyon mazbatası incelendiğinde taşınmazın içerisinde % 60 delice zeytin, % 15 pırnal meşesi, % 15 ardıç, % 5 akçakesme, % 4 sakızlık, % 1 kocayemiş bulunduğunun anlaşıldığı, 1958- 1960 yıllarında çekilen … fotoğraflarında delicelik, makilik olarak göründüğü, delice zeytinlerin doğal olarak yetişen orman ağaçları olduğu, 1983 yılında 2896 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle ıslah edilmiş bulunan zeytinlik sahaların orman tanımından çıkarıldığını, yasadan açıkça anlaşılacağı üzere bu tarihten önceki yabani zeytinliklerin yasal olarak orman olduğu, öncesi orman olan ve zeytincilik sahası olarak orman sınırları dışında bırakılan yabani zeytinliklerin usulüne uygun tahsisi yapılmadıkça orman niteliğini yitirmelerinin söz konusu olamayacağı, taşınmazın 362 numaralı zeytincilik parseli içinde dağıtım dışı bırakılan alanda kaldığı, dağıtım dışında bırakılan zeytincilik parselleri içindeki zeytin ağaçlarının aşılanmasının yasa anlamında imar- ihya sayılmayacağı ve bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı; iddiası ile davalı adına yapılan tespitin tamamen iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline, üzerinde bulunan 18 adet zeytin ağacının davalıya ait olduğunun tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1985 yılında orman kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları birlikte yapılmış 06/10/1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazın 26/ 01/ 1939 tarih ve 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa gereğince parselajı yapılıp 362 numaralı zeytincilik parseli olarak belirlenen ve bugüne kadar hiç kimseye tevzi ve tahsis edilmeyen yerlerden olduğu; bu yere ait orman kadastro tutanaklarında, yörede zeytincilik parsellerinin bulunduğundan bahisle “3573 Sayılı Zeytinciliği Teşvik ve Islah Yasası uyarınca ormandan tefrik edilmiş orman sayılmayan zeytinlikler olduğuna, bu sahalar içinde kalan mülk ve topraklar hakkında komisyonumuzca bilahare
-2- 2009/17407 – 2010/153
verilecek kararlar ile mülkiyet ihtilafı mahkemeye intikal etmiş yerler hakkında mahkemesince verilecek kararlar saklı kalmak kaydıyla” denilerek bir bölüm yerler koşullu olarak şimdilik orman sınırları dışında bırakıldığı, 1970, 1974, 1984, 1986 ve 2004 tarihli orman kadastro yönetmeliklerinin tümünde “3573 Sayılı Yasa ile bu Yasayı değiştiren 6777 Sayılı Yasaya göre Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş, zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için tevzi işlemleri yapılmamış ise Devlet Ormanı olarak sınırlandırılır.” hükmünün bulunduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/02/2008 gün ve 2008/20-157-194 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi delicelik ve yabani zeytinlerin aslının orman ağacı olduğu, ancak 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa” hükümlerine göre imar-ihya edilmek üzere tahsis edilmesi ve bunun yerine getirildiğinin yetkili makamlarca belirlenerek imar-ihya eden kişi adına tescil kararı verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı, yasa gereği zeytincilik parseli olarak belirlenip tahsis edilmeyen yerin aşılanmak suretiyle kazanılmasının mümkün olmadığı, bu tür bir yerin orman sınırları dışında bırakılmasının davalıya bir hak sağlamayacağı, aslı orman olup herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın 05/11/2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceği ya da Hazine tarafından orman olarak tahsis edilebileceği hususları gözetilerek hüküm kurulmuş olmasına, her ne kadar bu tür yerlerde gerçek kişiler lehine muhtesat şerhi verilmez ise de, temyiz edenin sıfatına göre, bu konu bozma nedeni yapılamayacağından davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.