Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1747 E. 2009/4178 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1747
KARAR NO : 2009/4178
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, tarafından 16.11.1995 tarihinde…., Köyü sınırları içinde kalan taşınmazın satış yolu ile kendisine geçtiğini ve MK’nun 713 .maddesi gereğince 20 yıldan fazla kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğunu belirterek yaklaşık 200 dönümlük taşınmazın ¾ hissesinin adına tescilini talep ederek Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/1042 sayılı dosyasında dava açmış, 07.06.1996 tarihli harçlandırılmış dilekçe ile davalı … Yönetimi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek davaya asli müdahil olarak katılmıştır. Davacı gerçek kişinin dava konusu taşınmazın 3. Bir kişiye sattığını beyan etmesi üzerine mahkemece 15.07.1997 tarih 1995/1042-690 sayılı karar ile davacı gerçek kişinin sıfatı kalmadığından açılan davanın reddine, Orman Yönetimi tarafından ise duruşmaya gelmemesi nedeni ile H.Y.U.Y.’nın 409 .maddesi gereğince dosyanın müracaata bırakılmasına karar verilmiş, Orman Yönetiminin aynı gün davayı yenilemesi üzerine dosya 1997/603 E sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Davacı … ve … ise ise bu dosya ile birleşen aynı mahkemenin 1997/1042-1997/1177 sayılı ve 1997/1041-1997/1176 sayılı dosyalarında çekişmeli taşınmazın kendilerine ait olduğu iddiası ile zilyetliğe dayalı olarak tescil ve …’ın elatmasının önlenmesine ilişkin olarak dava açmışlar, yargılama sırasında müdahil gerçek kişilerde çekişmeli taşınmazın miras ve rızaen taksim yolu ile kendilerinin … olduğu iddiası ile davaya katılmışlardır. Mahkemece 28.02.2000 tarih 1997/603-130 sayılı karar ile yörede yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı belirlenen A1, A2, B1, B2, C1, E2, H1, I1, K1 harfli 244.59 m2, 353.50 m2, 1055.22 m2, 998.04 m2, 5538,11 m2, 940.02 m2, 1689.53 m2 ve 3194.72 m2 yüzölçümündeki taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına, A, B, C, D, E, H, I, K harfli 8280.85 m2, 12.086.92 m2, 9357.89 m2, 57.775.27 m2, 19.150.49 m2, 6452.01 m2, 3864.94 m2’lik bölümlerin ise davacılar ile müdahil davacılar adlarına ayrı ayrı olarak tapuya tesciline, elatmanın önlenmesi davasının ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı …, müdahil Orman Yönetimi ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.06.2000 tarih 2000/5167-5833 sayılı kararı ile “yargılama sırasında yapılan orman kadastro çalışmasının sonuçlarının 19.02.1999 tarihinde ilan edildiği, uzman bilirkişi raporundan çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman sınırları dışında bırakıldığı, bir bölümünün ise orman sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından tahdit dışında bırakılan yere yönelik olarak Oman Yönetiminin, tahdit içinde bırakılan yere ilişkin olarak ise gerçek kişilerin davasının aynı zamanda orman tahditine itiraz davasına dönüştüğü kabul edilerek orman tahditine itiraz davasının tefrik edilerek görevsizlik ile kadastro mahkemesine gönderilmesi, tescil davası yönünden ise tahditi itiraz davasının sonucunun beklenmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulduğu, mahkemece orman tahditine itiraz davasının tefrik edildiği, kadastro mahkemesinin 12.12.2002 tarih 2001/23-39 sayılı kararı ile “A, B, C1, D1, E1, E2, I1, K1 harfli 8878.94 m2, 5964.61 m2, 14843.78 m2, 3173.64 m2, 1305.57 m2, 3005.60 m2, 4243.52 m2, 293.68 m2 yüzölçümündeki taşınmazların orman sınırları dışında bırakılmalarına, B 8175.57 m2, C: 4469.15 m2, D: 10898 m2, E: 62970.18 m2, H: 5051.28 m2, I: 4200.01 m2, K: 6765.99 m2, H1: 14976.90 m2 ve kırmızıya taralı I: 14.976.90 m2 yüzölçümündeki taşınmazların ise orman sınırları dışında bırakılmasına, 14.06.2002 tarihli krokide kırmızı ve … ile taralı ve (E) harfli alanın kuzeydoğusunda yer alan 2043 ile 2045 ve 36 orman tahdit noktaları ile 2/B madde uygulamasına konu olan ve öncesi orman olmayan bu bölümle ilgili 2/B madde uygulaması ve buna ilişkin poligon ve hatların iptaline,ve orman sınır dışına çıkarılmasına” karar verildiği,bu hükmün temyizen incelenmesi sonucunda dairemizin 13.04.2004 tarih 2004/3844-3796 sayılı kararı ile” toplanan delillere göre çekişmeli taşınmazın bir bölümünün resmi belgelerde yeşil ormanlık alanda kaldığı bir bölümünün ise 4 yönden ormanla çevrili orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, resmi belgelerde orman olan A, B1, C1, D1, E1, E2, I1, K1 harfli bölümlerle ilgili olarak bu niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmemesi doğru değil ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu bölümlerle ilgili olarak hükmün düzeltilmesine, “orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılmasına, geriye kalan B, C, D, E, H, I, K, H1 harfli bölümlerin ise 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olmaları nedeni ile gerçek kişilerin davasının reddi ile bu bölümlerin orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği” belirtilerek hüküm bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak 28.04.2005 tarih 2005/3-3 sayılı karar ile “davacı … Yönetiminin davasının kabulü ile A, B1, C1, D1, E1, E2, I1, K1 harfli bölümler ile ilgili olarak hükmün düzeltilerek onanması nedeni ile bu bölümler hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bu bölümler ile ilgili tescil işleminin Yargıtay kararı esas alınarak yapılmasına, 14.09.2001 tarihli rapor ekindeki krokide B, C, D, E, H, I, K, H1 harfli bölümlerin orman tahditi içinde bırakacak şekilde orman tahdit noktalarının oluşturulmasına, bu bölümlerin orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline,gerçek kişilerin davasının reddine” karar verildiği, bu hükmün temyizen incelenmesi sonucunda dairemizin 28.02.2006 tarih 2005/15086-2553 sayılı karar ile hükmün onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki temyiz edilen dosyada ise asliye hukuk mahkemesi tescil davası ile ilgili olarak çekişmeli taşınmazların yukarıda belirtilen Yargıtay bozma ilamı ve kadastro mahkemesinin kararı ile orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiğini belirterek davacı gerçek kişiler yönünden açılan davanın reddine karar vermiştir. Hüküm müdahil davacı … Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescili yolunda hüküm kurulmadığı belirtilerek temyiz edilmektedir.
Dava Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince tescil davası niteliğindedir.
Yörede 19.02.1999 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından dava konusu olan taşınmazların tamamına ilişkin olarak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yargıtay bozma ilamları gereğince orman tahditine itiraz dosyası niteliğindeki kadastro mahkemesinin 28.04.2005 tarih 2005/3-3 sayılı kararı ile orman olarak tescili yolunda hüküm kurulduğu, bu ilamın kesinleştiği ve dosyanın tescil işlemi yapılmak üzere tapu sicil müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmakta olup, eldeki dosyadaki tescil isteminin artık konusu kalmadığı gibi tapu sicil müdürlüğü tarafından hükmün infaz edilerek tescil işleminin yapılıp yapılmadığı dosyadan anlaşılamamakta ise de 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazların tapuya tescili yapılacağı gibi sözkonusu hükmün taraflardan birinin talebi üzerine de her zaman infazının mümkün olduğu gözönüne alınarak mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hüküm yasaya uygun olduğundan asil müdahil orman yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.