Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17493 E. 2009/19145 K. 21.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17493
KARAR NO : 2009/19145
KARAR TARİHİ : 21.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahiller Hazine ve Orman Yönetimi ile davalılardan Ağaçeli Köyü Tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/05/2001 gün ve 3437 E- 3576 K./3438 – 3575 K.sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazların tutanakları Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/21 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu yazılarak düzenlendiği için, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/21 Esasında davalı olan taşınmazların tutanakları getirtilip birleştirilerek görülmesi, davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları değişebilir sınırlı olduğundan ve sınırda eylemli orman bulunduğundan, 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesine göre yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu Ağaçeli Köyü 140 ada 1 ve 3 sayılı parsellerin veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm müdahiller Hazine ve Orman Yönetimi ile davalılardan Ağaçeli Köyü Tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazların bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davalı … Köyü Tüzel Kişiliği ve müdahil Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Yasanın 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; delillerin takdirinde yanılgıya düşülmüştür. Şöyle ki; mahkemece yapılan 22.06.2007 tarihli keşifte dinlenilen iki mahalli bilirkişi de taşınmazın davacılar ve ataları tarafından hayvan otlatılarak kullanıldığını, hiçbir şekilde ziraat
yapılmadığını, 1971 yılından sonra ise Ağaçeli köylüleri ile birlikte hayvan otlattıklarını, yani bu tarihten sonra köy merası olarak kullanıldığını bildirmişlerdir. Hayvan otlatılarak kullanmak ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olmadığı gibi, 1971 yılından beri da fiilen köy merası haline geldiği açıktır. Davacıların dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı ve başka mevkilerdeki taşınmazları kapsadığı da … bilirkişiler … Alp ve … Gökoğlu tarafından düzenlenen krokili raporda açıklanmıştır.
3402 Sayılı Yasasının 14 ve 17. maddeleri gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun, nizasız bir şekilde kullanılıp kullanılmadığının takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kesin olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayda; dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı saptanmıştır. Kaldı ki: davacı tarafından sürdürülen zilyetlik de ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme şartları oluşmadığından davanın reddine, taşınmazların 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tescile karar verildiği halde, 3402 sayılı yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm kısıtlamalarına uyulmaması da yasaya aykırı olup, yukarıda açıklanan bozma nedenlerine göre, davacı kişilerin davasının reddine karar verileceği için bu husus üzerinde ayrıca durulmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Köyü Tüzel Kişiliği ve müdahil Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.