Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17971 E. 2010/323 K. 20.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17971
KARAR NO : 2010/323
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında; “Mahkemece, yapılan incelemede uzmanlığına başvurulan uzman orman bilirkişi kurulu ile fenni bilirkişi tarafından düzenlenen raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfli 814.18 m2 ve 191.67 m2’lik bölümlerinin yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduklarını, (C) harfli 8352.37 m2’lik bölümün ise kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalmasına rağmen 1964 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu, (D) harfli 23285.67 m2’lik bölümün ise kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığını, resmi belgelerde de açık alanda kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak çekişmeli taşınmazın konumunu kesinleşen orman tahdit hattı ile resmi belgelerde göstermişlerdir.
Mahkemece, (D) harfiyle gösterilen taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı resmi belgelere göre de orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına Türk Medeni Yasasının 713. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; dosya kapsamından uzman bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın temyize konu olan (D) harfli bölümünün batı ile kuzey yönden kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ormanlık alan ile, ayrıca kuzeyden temyiz edilmeden kesinleşen (C) harfli bölüm ile, doğu ve güney yönden ise yörede 1970 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında Devlet Ormanı olarak tescil harici bırakılan ormanlık alan ile çevrili olduğu, halen üzerinde 40-45 yaşında 11 adet kızılçam ağacının ve 50-60 yaşında aşısız delicelerin bulunduğu, etrafında şahıs arazisinin bulunmadığı, eldeki davanın tescil davası olarak açıldığı, herhangi bir mülkiyet belgesinin bulunmadığı anlaşılmakla (D) harfli bölümün 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle davanın reddedilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
-2-
2009/17971 – 2010/323

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 19.09.1953 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.02.1999 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.