Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17985 E. 2009/18495 K. 11.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17985
KARAR NO : 2009/18495
KARAR TARİHİ : 11.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 29.06.2009 gün ve 2009/7991-10853 sayılı ilamıyla onama kararı verilmiş, süresi içinde davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, Budaklı Köyü 131 ada 95, 120, 122 ve 142, 129 ada 27 parsel sayılı sırasıyla 3942,90 m2, 1111,21 m2, 263,42 m2, 6310,97 m2, 1909,29 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 142 parsel belgesizden ham … niteliği ile Hazine, diğer parseller belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 120 parsel bahçe niteliğiyle 3/4 hissesi …, 1/4 hissesi …, 129 ada 27 parsel iki katlı ev ve bahçesi niteliği ile …’a, 131 ada 95 parsel bağ niteliği ile … …’a, 131 ada 122 parsel ise çeşme niteliği ile Budaklı Köyü Tüzelkişiliği adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 131 ada 120, 122, 142 ve 129 ada 27 sayılı parseller yönünden davanın reddine, parsellerin tespit gibi tesciline, 131 ada 95 sayılı parselin tespitinin iptali ile davacı … adına tapuya tesciline, 142 sayılı parselin orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından 142 parsele yönelik, davacı … tarafından 120, 122, 27 ve 142 sayılı parsellere yönelik olarak temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez, davacı … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davacı …’in dava konusu 181 ada 27, 122 ve 142 sayılı parsellere yönelik karar düzeltme istemi yönünden;
Dairemiz kararı karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygun olduğundan, davacı …’in 131 ada 27, 122 ve 142 sayılı parsellere yönelik karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2) Davacı …’in dava konusu 131 ada 120 sayılı parsele ilişkin karar düzeltme istemine gelince;
Dava konusu 131 ada 120 sayılı parsel, belgesizden 3/4 payı …, 1/4 payı … adına tespit edilmiş; davacı …’in açtığı dava mahkemece, davacının dayandığı Haziran 1945 tarih 7 nolu tapunun 131 ada 120 sayılı parsele uyduğu, bilirkişi ve tanıklar zeminin davacıya, üzerindeki cevizlerin ise davalı …’ya ait olduklarını bildirmişlerse de, tespit tanıklarının beyanlarından … ile davacının tespit sırasında 3402 Sayılı Yasanın 13/B-a maddesi gereğince aralarında anlaşmış oldukları nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tespit tanıkları, davacının taşınmazı ceviz dikmesi için davalı …’a verdiğini, …’un da 20 yıl önce cevizleri diktiğini ve 20 yıldır cevizleri yarı yarıya paylaştıklarını, yörede ortakçılık adı verilen bu adet gereği arazinin mülkiyeti veren tarafta kaldığını, dikilen ağaçların ise yarı yarıya paylaşıldığını, tespit tanıkları ayrıca tespit sırasında davacı … tanığın birlikte bulunduğunu ve tespitteki bu şekli ile anlaştıklarını açıklamışlardır.
Dava konusu taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında bulunduğu mahkemenin de kabulündedir. Tapulu taşınmazlar, kural olarak kayıt sahibi veya mirasçıları adına tespit edilir. 3402 Sayılı Yasanın 13/B-a maddesinde ise, kayıt maliki veya mirasçıların kadastro teknisyenleri huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına tespit edileceği belirtilmiştir. Kadastro teknisyenlerinin muvafakatta bulunan kimselerin beyanlarını kadastro tutanağına geçirip kendilerine imzalatmaları gerekir. Yine aynı Yasanın 13/son fıkrasında da noter tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanı veya düzenlediği satış vaadi senedi teknisyen huzurunda yapılmış muvafakat sayılır denilmiştir.
Somut olayda; 3402 Sayılı Yasanın 13/B-a ve 13/son maddelerinde sözü edilen kadastro teknisyenleri tarafından muvafakatları alınarak beyanlarını kadastro tutanağına geçirdikleri imzalı anlaşmaları bulunmadığı gibi, yine noter tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanı veya düzenlenen satış vaadi senedi de bulunmamaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 13/B-a ve son maddesindeki koşulları oluştuğundan söz edilemez. Bu nedenlerle, davacı gerçek kişinin davasının kabulüne, taşınmazın davacı adına tesciline, üzerindeki ceviz ağaçları davalı … tarafından dikildiğinden, ziraat bilirkişi raporunda belirtilen ceviz ağaçlarının … tarfından dikildiği konusunda 3402 Sayılı Yasanın 19. Maddesi gereğince muhdesat şerhi verilmelidir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz ve Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. Bentte açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.’nın 440. Maddesinde yazılı hallerden hiç birine uymayan davacı …’in 131 ada 27, 122 ve 142 sayılı parsellere yönelik karar düzeltme isteğinin REDDİNE,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı …’in karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 29.06.2009 gün ve 2009/7991 – 10853 sayılı onama kararının 131 ada 120 sayılı parsele yönelik KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 11.12.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.