YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18111
KARAR NO : 2010/622
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, …,… parsel sayılı 1185 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1951/105 – 1953/54 sayılı izale-i şuyu davası sonucu verilen taksim kararına dayanılarak … adına tespit edilmiş olup halen tapuda davacı adına kayıtlıdır. Davacı, 143 numaralı parselin tapulu maliki olduğunu, taşınmazların ormanla ilgisi bulunmadığı halde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını bildirerek 2/B madde uygulamasının iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece H.Y.U.Y.’nın 426/e ve 42 . maddeleri gereğince süre geçtikten sonra yapılan temyiz talebinin reddine karar verilmiş, bu hüküm davacı tarafından 04.11.2009 tarihinde yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık yasal süre içinde açılan 2/B madde uygulamasına itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Tebligat kanununun 21. Maddesinde “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine ve yahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer
-2-
2009/18111 – 2010/622
almaktadır ve 17.07.2009 tarihli mahkeme kararı 21. madde gereğince davacı tevziat saatlerinde konutta bulunmadığından 19.08.2009 tarihinde muhtara tebliğ edilmiş, komşusuna haber verilmiş ve kapıya ihbar asılmıştır. Davacı tarafından, temyiz dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından mahkemenin 20.10.2009 tarihli temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.