YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18119
KARAR NO : 2010/350
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii 142 ada … parsel sayılı 2309,09 m² ile … Mevkii 105 ada 1 parsel sayılı 11583,25 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak niteliğiyle 104 ada 1 parsel sayılı 899 hektar 586,63 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacılar zilyetliklerinde bulunan taşınmazlarının dava konusu parseller içerisinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; davacıların davasının kısmen kabulüne ve dava konusu 142 ada 263, 105 ada 1 parselde istenilen (C1) ile gösterilen ve 104 ada 1 nolu parselde dava ettikleri yerlerin aslında farklı köyde olmaları ve tespit tutanaklarının kesinleştiğinden görev yönünden reddine, 105 ada 1 parsele yönelik davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi raporunda (C2) ile gösterilen 11246,10 m² yerin davacılar adına tapuya tesciline, kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından kabul edilen kısım yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 sayılı yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Şöyle ki; ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazın batı, güney ve kuzey sınırı 101 ada 1 numaralı Devlet Ormanı olup, çekişmeli taşınmazın ormana bitişik olması sebebiyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki durumu öncesi itibariyle araştırılmamış, taşınmazın içinde bulunduğu pafta örneği ile komşu 106 ada 1 parsel ve 101 ada 1 nolu parsellere ait tespit tutanakları ile varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları getirtilerek çevresiyle birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde yer alan orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde; mahkemece öncelikle taşınmazın da içinde bulunduğu pafta örneği ile komşu 106 ada 1 ve 101 ada 1 nolu parsellere ait tespit tutanakları ile varsa dayanak kayıtları ile en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı
-2-
2009/18119-2010/350
aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsel dayanak tapu veya vergi kayıtları mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanarak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yönü ne olarak okuduğu, çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı, taşınmazın komşu 106 ada 1 nolu parselle birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 21/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.