Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18318 E. 2010/403 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18318
KARAR NO : 2010/403
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
D. DAVACILAR : … VE ARK.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 28.02.2008 tarihli dilekçesiyle, kadastroda orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen … Köyü 115 ada 1 sayılı parsel içinde yer alan sınırlarını bildirdiği bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, dedesi … … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğu halde, orman olarak tesbit edildiğini, bu bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına olan tapusunun iptalini ve adına tapuya tescilini istemiş, babası …’nin diğer mirasçılarını davaya davacı sıfatıyla dahil etmiştir. Mahkemece davanın çekişmeli parselin 1711.2008 tarihli bilirkişi krokisinde G ve H ile gösterilen bölümlerine ilişkin davanın REDDİNE, aynı krokide A, B, C, D, E ve F ile gösterilen bölümlere ilişkin davanın kabulü ile bu bölümlerin 115 ada 2 parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına olan tapu kaydının iptaline ve … ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit ve tescil edilen taşınmazın bir bölümünün, tapu kaydının iptali ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihine kadar orman kadastrosu yapılmamıştır.
2006 yılında yapılan kadastroda, … Köyü 115 ada 1 parsel sayılı 11 Hektar 4438,77 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, orman niteliğiyle Hazine adına tesbiti, 20.12.2006 ila 18.01.2007 tarihleri arasında ilanından sonra itirazsız kesinleşmesiyle tapuya kayıt edilmiştir.
Eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin dava edilen ve fen bilirkişi krokisinde A, B, C, D, E, F ile gösterilen sırasıyla 111.18 m2, 95.46 m2, 71.02 m2, 115,68 m2, 132,41 m2, 218,86 m2 yüzölçümündeki bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu bu bölümler için davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullaırınn oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; çekişmeli taşınmazların zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığı konusunda ziraat uzmanı bilirkişiden rapor alınmamış, yerel bilirkişi ve tanıkların bu konuda soyut sözleri ile yetinilmiş, davacılar ve murisleri yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesindeki kısıtlamalar araştırılmamıştır.

-2- 2009/18318 – 2010/403

Diğer taraftan, kabule konu çekişmeli parselin fen bilirkişi A, B, C, D, E, F ile gösterilen sırasıyla 111.18 m2, 95.46 m2, 71.02 m2, 115,68 m2, 132,41 m2, 218,86 m2 yüzölçümündeki bölümlerin etrafının ayrı ayrı ve çepe … orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen ve dava konusu edilmeyen 115 ada 2 sayılı parselin diğer bölümleri ile çevrili olduğu, bu haliyle ayrı ayrı orman içi açıklığı olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].

-3- 2009/18318 – 2010/403

Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu parselin fen bilirkişi A, B, C, D, E, F ile gösterilen sırasıyla 111.18 m2, 95.46 m2, 71.02 m2, 115,68 m2, 132,41 m2, 218,86 m2 bölümlerinin özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde bu bölümlere yönelik davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 21/01/2009 günü oybirliği ile karar verildi.