YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18345
KARAR NO : 2010/1431
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 24/06/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09/02/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı … vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 115 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz, orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, davaya konu orman parseli içinde Çorak Deresi mevkiinde bulunan yerin, orman olmadığını, tapulu olduğunu ve 1999 yılında köy senedi ile satın aldığını, 2000 yılında üzerine ev inşa ettiğini, tereslama çalışması yaparak su çıkardığını, meyve ve ceviz fidanları diktiğini ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır
Mahkemece davanın REDDİNE, … Köyü 115 ada 1 parsel sayılı taşınmzın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına, çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin henüz tamamlanmadığının anlaşıldığına, bu hali ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddelerine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davacı yararına oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.