YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18459
KARAR NO : 2010/1039
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 204 ada 30 parsel sayılı 1821 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tesbit edilmiş, davacı taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla, müdahil Orman Yönetimi ise kısmen veya tamamen 1992 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulüne, kişinin davasının reddine ve dava konusu taşınmazın (B)=1619 m2 bölümünün orman niteliği Hazine adına, (A)=201 m2 bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21.05.1992 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.01.2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen 4999 Sayılı Yasanın 9. maddesi gereğince fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın (B) harfli bölümünün yörede 1992 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliğindeki taşınmazlar üzerinde zilyetliğin söz konusu olamayacağı, özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olduğu, 4999 Sayılı Yasa gereğince yüzölçümü ile fenni hataların düzeltilmesi çalışmasının hatalı yapıldığı ve kesinleşen orman sınırları içindeki alanların orman sınırları dışında bırakıldığı, ancak 4999 Sayılı Yasa ile orman kadastro komisyonlarına orman sınırlarını değiştirme yetkisinin verilmediği, (A) harfli bölümün ise taşlık kayalık yapıda ve tarım arazisi vasfı taşımadığı, davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluşmadığı gözönüne alınarak mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından hükme yöneltilen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yızılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 02.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.