YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18530
KARAR NO : 2009/19276
KARAR TARİHİ : 23.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 25.09.2006 gün ve 2006/9120-12074 sayılı bozma kararında; “Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan 2 orman bilirkişi, birer ziraat bilirkişi ve … bilirkişi tarafından müşterek düzenlenen raporda, 04.07.1989 tarihli aplikasyon çalışma tutanağında “davalı parseli de kapsayan 8 nolu orman sayılmayan iç parseli çevreleyen 990/A, 992 ila 1003 OTS’lerin tamamının Doğancı Baraj Gölü altında kaldığından bu OTS’lerin aplikasyonu yapılamamıştır” denildiği, çekişmeli taşınmazın bir tarafının Nilüfer Deresi olduğu, barajın bu derenin üzerine yapıldığı düşünüldüğünde taşınmazın büyük bir kısmının sular altında ve baraj sahası içinde kaldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması sebebiyle DSİ tarafından kamulaştırılmadığının anlaşıldığı, taşınmazın Doğancı Baraj sahası içinde kaldığı ve orman ile ilgisinin bulunmadığı açıklanmıştır. Ancak rapora ekli hat uygulaması ve bir örneği dosyada yer alan tahdit haritası incelendiğinde çekişmeli taşınmazın bazı bölümlerinin tahdit haritası içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Anılan rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
O halde, öncelikle 1965, 1976 ve 1991 yıllarında yapılan orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları, 1979 yılında yapıldığı anlaşılan kadastro paftası bulundukları yerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yörede 1965 yılında yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ve 1976 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2.madde haritası ile 1991 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 12 yada 13 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere, çekişmeli yerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera komisyon kararının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1979 yılında genel arazi kadastrosu, 12.07.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Tuzaklı Köyünde yapılan mera komisyon kararları 17.12.2002-19.01.2003 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduktan sonra, davalı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında, “…Rapora ekli hat uygulaması ve bir örneği dosyada yer alan tahdit haritası incelendiğinde çekişmeli taşınmazın bazı bölümlerinin tahdit haritası içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Anılan rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.” Denilerek önceki hükmün bozulduğu, bozmadan sonra, çekişmeli taşınmaz baraj suları altında kaldığı için yerinde keşfen uygulama yapılmamış ise de, dosyada bulunan bilirkişi raporlarına ekli hat uygulaması ve bir örneği dosyada yer alan tahdit haritası incelendiğinde, çekişmeli taşınmazın hem kuzeyden, hem güneyden bazı kısımlarının orman tahdit hattı içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, dava dosyası, raporu düzenleyen … bilirkişisine verilerek, tahdit hattı içinde kalan kısımların yüz ölçümlerinin hesaplandığı ek rapor alınmalı, ondan sonra bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 23/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.