YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18642
KARAR NO : 2010/12838
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 08.11.2002 tarihli dilekçe ile; tapu kaydına tutunarak … Köyü 113 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların güneyinde kalan yaklaşık 6.000 m2 yüzölçümlü taşınmazın yanlışlıkla orman sınırları içinde bırakıldığı, taşınmazın adına tapuya tescil edilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın genel arazi kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içinde kaldığından kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyerek kadastro dışı bırakıldığı, kadastro mahkemesinin görevinin kadastro tespit tutanağının düzenlenmesiyle başlayacağı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmiş, mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman kadastrosunun kesinleşmediği, Orman Yönetimi tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasının Kadastro Mahkemesinin 2002/ 202 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinden davaya Kadastro Mahkemesinde bakılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede … Köyünün, … Köyünden ayrılmasından önce … Köyünde 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılıp 09.11.1977 tarihinde, itirazlara ilişkin kararların ise, 17.05.1978 tarihinde ilan edilip orman sınırı içinde kalan taşınmazlar yönünden kesinleşen orman sınırı dışında bırakılan yerler hakkında Orman Genel Müdürlüğünün 17.10.1978 tarihinde Ordu Asliye Hukuk Mahkemesinde 1978/455 sayılı dosyasında açtığı ve görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gelen ve halen bu mahkemede 2002/202 sayılı dosyasında da devam eden orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş tahdit haritası, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiğine, davacının tutunduğu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki değer taşımayacağına, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.