YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18736
KARAR NO : 2010/1055
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.02.2006 gün ve 13481-1254 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli … Köyü 3091 ve 3092 sayılı parsellerin davacılar adına tesciline karar verilmişse de, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının ve taşınmazdaki zeytin ağaçlarının miktarının, dağılımının, aşılama yada dikme olup olmadıkları ile aşılama ise aşı yaşlarının belirlenmediği, taşınmazlara revizyon gören 642 numaralı vergi kaydı ile bununda içinde olduğu 608 numaralı vergi kaydı uygulamasının yeterli olmadığı, kayıt kapsamındaki tüm taşınmazlar belirlenerek araştırma yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 3091 ve 3092 sayılı parslellerin davacı … ve … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ile Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmişse de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; orman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazların 1964 tarihli memleket haritasında açık renkli fidanlık rumuzlu yerde, 1980 tarihli memleket haritasında ise yeşil renkli zeytinlik rumuzlu yerde bulundukları açıklanmışsa da, ziraat uzmanı raporunda, taşınmaz üzerinde kök yaşı 80, aşı yaşı 70 olan zeytin ağaçları olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, 05.12.2008 günlü bulgulara göre hazırlanan raporda belirlenen ağaç yaşları ile memleket haritasındaki görünüm birbirini tutmamakta, 1964 tarihinde taşınmazın bulunduğu yerde zeytin fidanlarının değil çok daha yaşlı zeytin ağaçlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları kendi içinde çelişkili olduğu gibi, hava fotoğrafları da incelenmemiş, çekişmeli taşınmazların yakın komşularına ait kadastro tutanakları ile dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilmemiştir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan toprak getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tutanağın düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya
2009/18736-2010/1055
tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde … diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları, kadastro tesbit tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde;öncelikle taşınmazların sınırında bulunan komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile getirtilmeli,daha sonra yukarıda açıklanan belgeler üzerinde, açıklanan yöntemle yapılacak uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın konumu, kullanım durumu tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 02.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.