YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18792
KARAR NO : 2010/1164
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 07.05.2001 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Silfke İlçesi, … Mahallesi, … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, Fen Bilirkişi … Şefik …’nın düzenlediği 01.04.2004 tarihli raporr ve krokide (A) ile gösterilen 2625,65 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı … adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 509,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafıntan temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1976 yılında yapılıp, 01.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılmış ve 16.08.1966 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararınan kazandırıcı zamanaşıı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle, fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen çekişmeli taşınmaza ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, Orman Mühendisi bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlenmemiş, orman kadastro haritasındaki yeri denetime olanak tanımayacak biçimde (X) ile işaretlenerek gösterilmiş, taşınmazın eğimi belirlenmemiş, 35-40 yıl once imar ihya edildiği yönündeki ziraat teknisyeni bilirkişi görüşü ile yetinilmiştir.
O halde; önelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde idari sınır değişikliği olup olmadığı araştırılarak böyle bir sınır değişikliği var ise buda dikkate alınarak, yönetime çekişmeli taşınmazın koordinatlı sayısal krokisi gönderilerek, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorulmalı, yapılmış ise orman kadastrosuna ilişkin tüm işe saşlama, çalışma ve sonuçların askı ilan tutanakları ile çekişmeli yeri orman sınır noktaları ile birlikte gösteren orman kadastro haritası getirtilmeli, yine ilgili yönetimlerden çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eski tarihlisinden en yeni tarihlisine tüm memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planları, çekişmeli taşınmazın komşu ve yakınındaki parsellerin tapuya tesciline ilişkin dava dosyası ya da ilgili kararı ve belgeler getirtilmeli, daha sonra,
Kesinleşmiş orman kadastrosu var ise; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ve fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir
2009/18792 – 2010/1164
biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli,
Kesinleşmiş orman kadastrosu yok ise; önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafı ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı,
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 04/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.