Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18807 E. 2010/1173 K. 04.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18807
KARAR NO : 2010/1173
KARAR TARİHİ : 04.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, 19.10.2006 tarihli dava dilekçeleriyle, Yıldırım İlçesi Değirmenli Kızık Mahallesi Zeyniler Mevkiinde bulunan 3219,35 m2 yüzölçmündeki 10837 ada 31 parsel sayılı taşınmazın(Yenileme ile 642 ada 31 sayılı parsel olmuştur) genel kadastroda eşit paylar ile kendileri adına tesbit edildiğini, bu parsel için açılan Kadastro Mahkemesinin 1996/56 Esasına kayıtlı dava dosyasının dava dışı aynı ada 29 sayılı parsele ilişkin Kadastro Mahkemesinin 1996/55 Esasına kayıtlı dava dosyası ile birleştirildiğini, Kadastro Mahkemesinin 27.06.1997 gün ve 1996/55-42 Sayılı, … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 10837 ada 29 sayılı parselin tesbit gibi tesciline ilişkin kararının kesinleştiğini, bu kararda kendi adlarına tesbt edilen 31 sayılı parselle ilgili hüküm kurulmasının unutulduğunu, Tapu Sicil Müdürlüğünün isteğiyle, bu hatanın tavzih yoluyla düzeltilmesi istemiyle açtıkları davanın da Bursa Kadastro Mahkemesinin 16.10.2006 gün ve 1996/55-42 sayılı kararıyla red edildiğini, bu taşınmazın babaları Mehdi’nin ölümü ve mirasçılar arasındaki taksimle kendilerine kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tapuya tescilini istemişler, davayı Mehdi’nin diğer mirasçılarına yönlendirmişler, Hazine davanın reddini ve parselin Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli Yıldırım İlçesi Değirmenlikızık Mahallesi 10837 ada 31 (yenileme ile 642 ada 31) sayılı parselin ½ şer payla davacı gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda erçek kişiler adına tesbit edilen ve dava konusu olup, Kadastro Mahkemesinin hüküm kurmaması nedeniyle tapuya tescili sağlanamayan parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde Kızıklar serisi Uludağ Ormanlarının kadastrosu 1964 yılında yapılarak kesinleşmiş, Daha sonra 1976 yılında yapılıp 03.03.1977 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Yıldırım İlçesi Değirmenlikızık Mahallesi 10837 ada 29 Parsel sayılı 837,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğiyle VeyselÖzdemir adına, 10837 ada 31 parsel sayılı 3219,35 m2 yüzölçümündeki taşınamaz ise öncesinde …’a aitken ölümü ve mirasçılar arasında yapılan taksimden de söz edilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2şer pay ile … ve … adına 20.06.1996 tarihinde tesbit edilmiş, 26.06.1996 ila 25.07.1996 tarihlerinde yapılan askı ilanında … tarafından Annesi … adına tesibt edilen 31 sayılı parselin aslında 11 dönüm olduğu halde
2009/18807 – 2010/1173
eksik olarak tesbit gördüğü kalan bölümünün aynı ada 29 parsel sayısı le Veysel … adına tesbit edildiği, bu bölümün tesbitinin iptali ve adına tescili istemiyle dava açmış, dava Kadastro Mahkemesinin 1995/55 Esasına kayıt edilmiş, Kadastro Mahkemesinin yazısı üzerine Yıldırım Kadastro Müdürlüğünce Değirmenlikızık Mahallesi 10837 ada 29 ve 31 sayılı parsellerin tutanak asılları Mahkemenin 1995/55 Esaslı dosyasına gönderilmiş, Mahkemenin 1996/56 ve 57 Esaslarına kayıtlı davacı tarafından aynı sav ile 31 sayılı parselin diğer komşu parsel malikleri aleyhine açılan davalar 1995/55 esasla birleştirilip ayrılmış, davacının feragatı nedeniyle davanın reddine ve 10837 aad 29 sayılı parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, 31 sayılı parselle ilgili hüküm kurulmamıştır. 10837 ada 31 sayılı parsel malik hanesi açık olarak tapuya kayıt edilmiş, paftaların yenilenmesi sırasında 642 ada 31 parsel sayısını almış, 23.06.2004 tarihinde beyanlara 1. derece doğal sit alanı olduğu yönünde şerh yazılmıştır. Kıymet ve … tarafından tavzih yoluyla 10837 ada 31 sayılı parselin adlarına tescil edilerek sicil oluşturulması istemiyle açtıkları davanın reddine ilişkin Bursa Kadastro Mahkemesinin 16.10.2006 gün ve 1996/55-42 Sayılı Kararı istem sahiplerinin vekiline 16.10.2006 tarihinde temyiz edildiği halde süresinde temyiz edilmemiştir.
Değirmenlikızık Mahallesi 10837 ada 31 (Yenileme ile 642 ada 31 parsel) sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle paylı olarak davacı … ve … adına tesbit edildiği, …’un oğlu olan … isimli kişinin, 31 sayılı parselin 11 dönüm olması gerekirken yüzölçümünün eksik belirlendiği savıyla 31 sayılı parselin komşularının malikleri aleyhine açtığı, davanın kadastro mahkemesinin 1996/55 sayısına kayıt edilip, bu davanın konusunun 10837 ada 29 ve 31 sayılı parseller olduğu düşüncesiyle tutanak asıllarının dosya içine gönderildiği, Kadastro mahkemesinin 1996/55, 1996/56 ve 1996/57 sayılı dava dosyalarının önce birleştirilip daha sonra ayrıldığı, 19837 ada 29 ve 31 sayılı parsellerin tutanak asıllarının bulunduğu Kadastro Mahkemesinin 1996/55 sayılı dosyasında davanın ferafat nedeniyle reddine ve 10837 ada 29 sayılı parselin tesbit gibi Veysel … adına tesciline karar verilirken, aynı dosya içinde bulunan 10837 aad 31 sayılı parsel hakkında ne gibi işlem yapılacağının hükümde gösterilmediği ve bu şekilde tutanak aslının bu dosya içinde kaldığı ve bu nedenle malik hanesinin açık bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar işte bu parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescilini istemektedir. Dosya incelendiğinde davacı … ve … adına ½ pay oranlı tespit edilen 31 sayılı parselin yüzölçümünün artırılması istemiyle dava açıldığı, 31 sayılı parselin ½ şer pay ile Kıymet ve … adına tesciline bir itirazının bulunmadığı, başka deyişle 10837 ada 31 sayılı parsel hakkında dava açılmadığı halde tutanak aslının sehven dava konusu olan aynı ada 29 sayılı parsel dosyasına gönderildiği, Kadastro Mahkemesinin bu hususu gözeterek 10837 ada 31 sayılı parsel hakkında dava bulunmadığından kadastronun tamamlanması, ilanların yapılması ve dava açılmazsa kesinleşen tespit gibi işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, hakkında hüküm kurmadığı anlaşılmaktadır. O halde, 10837 ada 31 (yenileme 642 ada 31) sayılı parselin dava konusu olmadığından kadastrosunun olağan usule göre tamamlanması için Kadastro Müdürlüğünce ekleriyle birlikte iadesine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 04/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.