Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19002 E. 2009/18687 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19002
KARAR NO : 2009/18687
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Denizbükü Köyü 115 ada 1 parsel sayılı 1377,02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Nisan 1970 tarih 5 nolu tapu kaydı ile …’nın kullanımında olduğu belirlenerek Kadastro Mahkemesinin 2007/7 esasında davalı olması nedeniyle … hanesi açık olarak tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın dört tarafı 101 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşıldığı ve eski tarihli belgelerin uygulanması sonucu öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu ve dayanak tapu kaydı üç sınırı yol, bir sınırı … olup her tarafa uygulanabilecek kayıtlardan olup, davalı taşınmaza uymadığı anlaşıldığından ve taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı gözönünde bulundurularak, mahkemece taşınmazın orman niteliği ile tescili yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davacı … Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde sanki davalı kişiler davacı imiş gibi davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus maddi hata kabul edilerek, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm
fıkrasının başında yer alan “Davacının açmış olduğu davanın reddi ile;” kelimeleri kaldırılarak, bunun yerine, “Davanın kabulüne” kelimeleri yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre, bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.