YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19008
KARAR NO : 2009/19391
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar … ve … …; irsen intikal eden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak diğer davacılar … ve … da tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan … İlçesi, … Köyü 111 ada 1 sayılı parselin bir kısmının tapu kaydının iptalini ve adlarına tescilini isteyerek tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; …’ın davasının reddine, … …, … ve …’ın davalarının kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişilerin 12.05.2009 havale tarihli ek raporunda “1″ ile gösterdikleri 919 m²’lik kısmının … bir parsel numarası verilerek tarla niteliğiyle davacılar … ve … adına tesciline, orman bilirkişinin 21.04.2009 havale tarihli raporuna ekli “EK:1″ krokisinde “A” ile gösterilen kuzey kısımdaki beyaz renkli 2705,95m² lik kısmın tarla niteliğiyle davacı … … adına tesciline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından kabul edilen bölümlere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 sayılı yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre 2006 yılında yapılmıştır.
Mahkemece; orman bilirkişinin 21.04.2009 havale tarihli raporuna ekli “EK:1″ nolu krokide “A” ile gösterilen taşınmazın kültür arazisi olduğu ve davacı … … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu , … bilirkişilerin 12.05.2009 havale tarihli ek raporunda “1″ (D) ile gösterilen taşınmaz yönünden ise dayanılan tapu kaydı bu yerle birlikte geniş bir alanı kapsadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, incelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
1- 10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi; “çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık iki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu kanun hükümlerine göre yürütülür.
Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.” şeklinde iken 22.02.2005 gün 5304 Sayılı Yasa üçüncü fıkrası değiştirilmiş ve aynı maddeye 4-5-6 ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3. fıkra “çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içinde iştirak ettirilmesi zorunludur.bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re’sen devam ettirilir.” şeklini almış,
Eklenen 5. Fıkra ise “çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tesbitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilana alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır” şeklindedir.
Yasanın getirdiği bu … düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu 111 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve komşu malı niteliğini kazandığı, 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesi hükmüne göre “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğu”nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel yasa olan 6831 Sayılı Yasa hükümlerinin uyglanması gerektiği ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu anlaşılmakla, davacı … …’nın zilyetliğe dayanarak açtığı davanın dahi reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle (A) ile gösterilen bölümün kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Hazine ve Orman Yönetiminin … ve … … adına tescil edilen (D) ile gösterilen bölüm yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;yapılan keşif sonucu … bilirkişilerin 21.04.2009 havale tarihli raporlarında da belirttikleri gibi davacılar … ve … tarafından tescili istenilen yer, davaya konu 111 ada 1 sayılı orman parseli içerisinde olmayıp, 103 ada 37 sayılı parsel içerisinde kalmaktadır. 37 sayılı parsel davada taraf olmayan … … adına tespit edilmiş ve itirazsız olarak 15.12.2006’da kesinleşmiş ve tescil edilmiştir. Davacılar tarafından usulüne uygun olarak tespit malikine karşı açılan bir dava bulunmadığına göre bu taşınmaz yönünde açılan davanın da husumet yönünden reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan; nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 24/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.