YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19425
KARAR NO : 2010/2233
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Kadastro Mahkemesine verdiği 09.11.2006 tarihli dilekçesinde, … Köyünde 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında kendi adına tespit gören 171 ada 1 sayılı parsel ile 167 ada 15 sayılı parsel arasında bırakılan yolun adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece taşınmaza kadastro tutanğı düzenlenmemesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya Sulh Hukuk Mahkemesine aktarıldıktan sonra, Sulh Hukuk Mahkemesince yol olarak tespit dışı bırakılma tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıl geçmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yörede 22.05.2000 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dava, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesine göre kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılmıştır.
Davacı, paftada yol olarak bırakılan çekişmeli taşınmazın, kadastro öncesinde, sınırdaki 167 ada 15 ve 171 ada 1 parselle bir bütün olarak kullanıldığını iddia etmektedir.
3402 Sayılı Yasanın 7/4. Maddesi “çalışma alanı sınırı içinde veya bitişiğindeki taşınmaz mallar ile dışında toplu olarak bulunan taşınmaz mallardan kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerlerin kadastroya tabi olması yolunda iddia vaki olursa, bu kanun gereğince tahdit ve tespiti yapılarak tutanak düzenlenir ve iddia sebepleri açıklanarak kadastro komisyonuna tevdi edilir” hükmünü içermektedir. Bu hüküm, taşınmazlar askı ilanına çıkana kadar komisyona yapılacak itirazı düzenlemekteyse de; davacı bu yola başvurmadan, kadastro sonuçlarının ilan edildiği 27.10.2006 – 27.11.2006 tarihleri arasında, askı ilan süresi içinde dava hakkını kullanmış, ancak Kadastro Mahkemesinin 08.05.2007 gün 529-274 sayılı kararıyla, taşınmaza tutanak düzenlenmemesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya Sulh Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır.
Bu durumda; kadastro öncesi nedene dayanılarak, genel mahkemede süresinde açılmış bir dava bulunduğuna göre, mahkemece davanın esasına girilmeli ve elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.