YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19427
KARAR NO : 2010/1972
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 15.05.2006 tarihli dilekçesiyle, … Köyünde bulunan ve kayın validesi ve aynı zamanda kendini evlat edinen … nin atalarından kalan ve soradan satın aldığı taşınmazların kendisine intikal ettiğini, bu taşınmazın bir bölümünün kendi adına 134 ada 16 parsel olarak tesbit edildiğini, bir bölümünün ise 134 ada 53 parsel sayısı ile Hazine Hazine adına tesbitinin kesinleştiğini, bu parselin tapu kaydının iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda Hazine adına tesbit edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Madde hükmüne göre 1996 yılında yapılıp, arazi kadastrosu sonuçları ile birlikte ilan edilmiş, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Taşınmazın bulunduğu … Köyünde 1996 yılında yapılan kadastroda, 134 ada 53 parsel sayılı 13746,99 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliğiyle, dava dışı 134 ada 16 sayılı parsele miktarınca uygulanan Nisan 1962 tarih 27 sıra numaralı tapu kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tesbiti, 07.08.1996 ila 05.09.1996 tarihleri arasında yapılan askı ilanı sonunda kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmışsa da, Hazine adına tesibtini kesinleşmesinden sonra 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süreler geçtiği gibi, komşu dava dışı 134 ada 16 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının Doğu sınırını Dağ okuduğu, çekişmeli taşınmazın doğusunda sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı bulunduğu, bu nedenle çekişmeli taşınmazın sınırdaki devlet ormanından açıldığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği özetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.