YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19563
KARAR NO : 2010/1733
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen alacak – tazminat davası sırasında davalı … 28/07/2009 havale günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Reddi hakim talebinde bulunan davalı …, 28/07/2009 havale tarihli dilekçesi ile norman şartlarda Ekim ayı sonuna duruşma günü verilirken hatır ile erken duruşma günü verildiğini, bu konudaki dilekçeleri ile ilgili ara kararı oluşturulmadığını, duruşma saati olan 11.50’de durumsa salonuna giren avukatını hakimin duruşma salonundan kovduğunu, yetki belgesi ve vekaleti olmayan davacı vekilini duruşmaya kabul ettiğini, duruşma hakimini Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna şikayet ettiklerini belirterek reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Hakim … … reddi hakim talebinin yerinde olmadığını, ancak davalı vekili ve asil hakkında suç duyurusunda bulunduğundan H.Y.U.Y.’nın 29. Maddesi gereğince kendisini ret ettiğini ve davadan çekildiğini bildirmiştir.
Konuyu inceleyen merci, her iki tarafın birbirini şikayet ettiğinden red ve çekilme sebebinin gerçekleştiği gerekçesiyle hakimin kendini ret ve davadan istinkaf talebinin kabulüne karar …, karar davalı vekili tarafından vekalet ücreti ve reddi hakim talebi konusunda karar verilmediği gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde;
Duruşma hakimi ile davalı vekilinin birbirlerini şikayet etmelerinin H.Y.U.Y.’nun 29/5. maddesinde belirtilen “davalı olma veya aralarında bir düşmanlık bulunması” anlamına gelmeyeceği, böyle bir kabul yargılama yapan hakimlerin görevleri gereği yaptıkları işlemler nedeniyle davadan çekilmelerini ve kötü niyetli taraflarca reddedilmesini, dosyası ile davaların gereksiz uzamasının yolunu açacağı, bu nedenle, hakim kendini ret ve davadan istinkaf etmesi talebinin kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gibi davalının reddi hakim talebi konusunda bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.