YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1962
KARAR NO : 2009/3044
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki arazi kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve müdahil … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 21.11.1990 tarihli dava dilekçesi ile sınırları ve yüzölçümleri gösterilen 4 adet taşınmazın derenin mecra değiştirmesi sureti ile oluştuğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu bildirerek Hazine adına tescilini talep etmiştir.Yargılama sırasında yörede genel arazi kadastrosu yapılmış ve 268 ada 11, 282 ada 5, 292 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 40079,42 m2, 35086,33 m2, 12104,47 m2 ve 13669,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek … haneleri açık bırakılmak suretiyle; 308 ada 1 parsel sayılı 9170.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazda tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı … Güzel adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası 268 ada 11, 282 ada 5, 292 ada 2 ve 3 nolu parseller yönünden haklarında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış çekişmeli 1 nolu parsel tutanağı ise kesinleştirilmiştir. …, 01.10.2001 tarihli dilekçesi ile dava konusu 282 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kendi hissesinin de bulunduğu ve 31.10.1980 tarih 3 sırada kayıtlı tapu kapsamında kaldığını bildirerek davaya müdahil olmuştur. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli 308 ada 1 nolu parsel dışındaki parsel tutanakları ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, çekişmeli 282 ada 5 ve 268 ada 11 nolu parseller yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, taşınmazların davalılar adına tesciline, 292 ada 2 ve 3 nolu parsellere yönelik olarak açılan davanın sübut bulmadığından reddine, 2 nolu parselin … …, 3 nolu parselin … Temiz adına tesbit ve tesciline, 308 ada 1 nolu parsele yönelik açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine 16. Hukuk Dairesinin 20.02.2006 tarih 2006/267-1045 sayılı ilamı ile 292 ada 2 ve 3 numaralı parsellere yönelik olarak onanmış; 268 ada 11, 282 ada 5 ve 308 ada 1 numaralı parsellere yönelik olarak “HukukUsulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesinde mahkeme kararının neleri ihtiva edeceği etraflı bir şekilde düzenlenmiştir. Anılan kanunun 388/2. maddesine göre tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi zorunludur. Bu zorunluluğa rağmen harcını yatırmak sureti ile davaya katılma isteğinde bulunan …’nın karar başlığında gösterilmemesi ve kararın kendisine tebliğ edilmemesi yasaya açıkça aykırı bulunmaktadır. Mahkemece 308 ada 1 numaralı parselle ilgili davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş isede; bu değerlendirme dosya kapsamın uygun bulunmamaktadır. Söz konusu parsel hakkında kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış bir davanın varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmazın öncesi davalı olduğuna göre tutanağın … hanesinin açık bırakılması yasa gereğidir. Yasa’nın amir hükmüne rağmen tutanağın … hanesinin doldurulması hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda, tespit tutanağında … olarak ismi yazılı kişi davalı kabul edilerek adına duruşma günü bildirir davetiye çıkarılıp taraflardan delilleri istenilip gerekli değerlendirmenin yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece … hanesi boş bırakılması gerekirken doldurulan tutanağa değer verilip kadastrodan önce açılan dava gözardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece 282 ada 5 ve 268 ada 11 numaralı parsellerin Sulh Hukuk Mahkemesinin 990/32 Esas, 991/25 Karar, Asliye Hukuk Mahkemesinin 996/32 Esas ve 997/K4 karar sayılı dosyaları ile davaya konu edildiği ve Hazinenin bu parsellerle ilgili taleplerinin reddedildiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş isede; bu parsellerle ilgili olarak yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli bulunmamaktadır. Genel Hukuk Mahkemesinden devredilen dosyalarda yapılması gereken en önemli iş dava dilekçesinin mahalline uygulanıp kapsamının belirlenmesi, bir diğer ifade ile davaya konu parselin veya parsellerin hangilerinin olduğunun tespiti işlemidir. Mahkemece bu işlemin yapılmaması isabetsiz olduğu gibi taraflar yönünden kesin hüküm olduğu kabul edilen mahkeme kararları ile bu kararların eki olan krokilerin mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamlarının belirlenmemesi, kesin hüküm kabul edilen davadaki arazi miktarı ile şimdiki miktar arasındaki farklılığın nereden ileri geldiğinin araştırılmaması ve bu fazlalık üzerinde zilyetleri yararına mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin usulüne uygun olarak saptanmadan hüküm kurulması doğru olmadığı” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra Davacı Hazine ile müdahil davacı …’nın davasının reddine 268 ada 11 ve 282 ada 5 numaralı parsellerin 1/2’şer hisseli olarak … ve … adına, 308 ada 1 numaralı parselin 24/56 hissesinin …, 8/56 hissesinin …, 3/56’şer hissesinin …, …, …, …, …, …, ve …. adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından çekişmeli 308 ada 1, 282 ada 5, 268 ada 11 parsellere ve müdahil … tarafından 282 ada 5 numaralı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, arazi kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 108 ada 1 nolu parselin uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu ve dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uyduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddine,
2- Çekişmeli 282 ada 5 numaralı parselin dayanağı olan 25.02.1998 tarih 9 numaralı tapu kaydı Hazinenin de taraf olduğu Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.1997 tarih 1996/32-54 sayılı ilamı sonucunda oluşmuştur. Dayanılan tapu kaydı çekişmeli 282 ada 5 numaralı parseli kapsamakta olup taşınmazın tescil krokisi içinde kaldığı anlaşıldığından ve Hazinenin taraf olduğu dava sonucu oluşan tapu kaydı Hazineyi bağlayacağından Hazinenin 282 ada 5 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine,
3- Müdahil davacı …’nın 282 ada 5 numaralı parsele yönelik olarak temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli 282 ada 5 numaralı parselin dayanağı olan, davalılarında dayandığı 25.02.1998 tarih 9 numaralı tapu kaydı Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.1997 tarih 1996/32-54 sayılı ilamı sonucunda oluşmuş olup bu davada … taraf sıfatı almamıştır; katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı …’yı bağlamaz. Müdahil davacı 31.10. 1980 tarih 3 numaralı tapı kaydına dayanmaktadır ve bu kayıt 2510 Sayılı Yasa hükümleri gereğince oluşmuş olduğundan tapu kaydının dayanak belge ve krokilerinin bulunması gerekmektedir. Mahkemece öncelikle tapu kaydının dayanağı olan bu belge ve krokiler getirtilerek tapu kaydı ve ekleri yöntemince mahalli bilirkişiler eliyle yerine uygulanarak davaya konu taşınmazın kapsam içinde kalıp kalmadığı saptanması ve tapu kayıt maliki ile tapu kaydına dayanan müdahil davacı arasındaki irsi ilişkisinin sağlıklı biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu şekilde yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda müdahil davacı …’nın dayandığı 31.10.1980 tarih 3 sırada kayıtlı tapu kaydının çekişmeli 282 ada 5 numaralı parseli kısmen veya tamamen kapsadığı tespit edildiği taktirde davalıların dayandığı ve tespite dayanak olan 25.02.1998 tarih 9 numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu mahkemenin kabulünde olduğundan uyuşmazlık, aynı yeri kapsayan iki aynı tapu kaydından hangisine değer verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak; çifte kayıt halinde geçerli olmayan tapu kaydına dayanılarak iktisapta bulunan üçüncü kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz ve Medeni Yasanın 931. maddesinin koyduğu iyiniyet ilkesinden yararlanamaz. Doğru esasa dayanmayan bir kayıttan hak iktisap eden davalıların zilyetliği mülkiyet bahşetmez. Bu nedenle de; Kadastro Yasasının 13/B/c maddesinın somut olayda uygulama yeri bulunmadığından davalıların zilyetliğine değer verilemez olanağı yoktur. Hal böyle olunca, sahih esasa dayanan eski tarihli tapu kaydına değer verilmesi gerekmektedir. Müdahil davacının dayandığı tapu kaydı 7000 m2 yüzölçümlü olup doğuda … okumaktadır ve sabit sınırla kabul edilemez, zaten müdahil davacı 282 ada 5 numaralı parsel içinde kendisinin de hissesi olduğu iddiası ile dava açmıştır. Bu nedenle; müdahil davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu anlaşıldığı taktirde tapu kayıt miktarı olan 7000 m2’lik kısmın bu parselden ifrazı ile müdahil davacı adına tesciline kalan kısmın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir.
4- Hazinenin çekişmeli 268 ada 11 numaralı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davalılar Asliye hukuk mahkemesinin 1990/32-1991/25 Esas sayılı dava dosyasına dayanmaktadır. Bu dava dosyası ile Hazine, … ve … aleyhine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiası dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm onanarak kesinleşmiştir. Bu dava dosyası içinde bulunan çekişmeli taşınmaza ait krokiden mahkemece 17750 m2’lik taşınmaza yönelik olarak davanın reddine karar verildiği, … taşınmazının 5 numaralı parsel olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkeme hükmü 17750 m2 yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin olduğundan 17750 m2 yönünden davacı Hazine için kesin hüküm teşkil eder. Oysa; çekişmeli 268 ada 11 numaralı parsel 40079,42 m2 yüzölçümü ile tespit görmüştür. Komşu 5 numaralı parselin hükmen orman olduğu anlaşıldığından mahkemece 17750 m2’lik kısım yönünden davanın kabulü ile bu kısmın 1/2’şer hisseli olarak … ve … adına kalan kısmın 1990 tarihinden sonra sınırda bulunan ormandan açıldığının kabulü ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile 308 ada 1 numaralı parsele yönelik hükmün ONANMASINA;
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin 282 ada 5 numaralı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddine, 3. bentte açıklanan nedenlerle; müdahil davacı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile 282 ada 5 numaralı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulüne; 4. bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin 268 ada 11 numaralı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde müdahil …’ya iadesine 23/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.