YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19671
KARAR NO : 2010/2491
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 150 ada 18 parsel sayılı 2111.66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla, 130 ada 6 parsel sayılı 905.64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla, 144 ada 7 parsel sayılı 555.09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bostan yeri, 140 ada 94 parsel sayılı 54.50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kagir ev, 140 ada 95 parsel sayılı 1171. 69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise avlulu kagir ev niteliği ile sahibinin belirlenememesi nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazların kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin davacı adına tescillerine karar verilmiş; Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22/03/2007 tarih, 2007/805 – 925 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, yörede genel arazi kadastrosu ile orman kadastrosunun birlikte yapıldığı, taşınmazların bir bölümünün sınırında eylemli biçimde devlet ormanı bulunduğu, mahkemece yöntemince orman araştırmasının yapılmadığı, 150 ada 18 parsel hakkında orman araştırması yapılmış ise de diğer taşınmazlar hakkında böyle bir araştırmanın bulunmadığı açıklandıktan sonra çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının yöntemince araştırılması, eylemli durumlarının gözetilmesi, bu yerlerin tamamı yada bir bölümünün orman olmadığı saptandığı takdirde zilyetlik koşullarının araştırılıp bu konuda taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak görgü ve bilgilerinin sorulması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 140 ada 94 parselle ilgili davanın feragat nedeniyle reddine; 140 ada 95 parselin … bilirkişi krokisinde (B) harfi ile işaretlenen 583.29 m2’lik bölümünün orman niteliğinde Hazine; bu parselin (A) harfi ile işaretlenen 588.40 m2’lik bölümü ile 144 ada 7, 130 ada 6 ve 150 ada 18 parsellerin tamamının davacı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu karar Hazine tarafından 95 parselin (B) harfli bölümü ile 144 ada 7, 130 ada 6 ve 150 ada 18 parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.