Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19675 E. 2009/19993 K. 30.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19675
KARAR NO : 2009/19993
KARAR TARİHİ : 30.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 127 ada 144 parsel sayılı 715,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … niteliğiyle … oğlu … zilyetliğindeyse de yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığından söz edilerek, beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki evin …’na ait olduğu yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli parsel bu işlemde orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, orman sayılan yerler ile orman içi açıklıklardaki zilyetliğin hukuki değeri bulunmadığı gibi suç oluşturacağı, bu nedenlerle devlet ormanlarında kullanıma ve zilyetliği ilişkin şerh verilemeyeceği gözetilmeden, devlet ormanı olarak tesciline karar verilen taşınmaza ilişkin olarak tesbit tutanağının beyanlar hanesinde yazılı olan ve yasal dayanağı bulunmayan, “krokisindeki ev … oğlu …’na aittir” şeklindeki şerhin silinmesine karar verilmesi gerekirken, bu konuda karar verilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında 1. bendde yer alan “ orman vasfı altında Maliye Hazinesi adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE” cümlesinden sonra gelmek üzere “ çekişmeli parselin tesbit tutanağının beyanlar hanesinde yazılı olan yer alan (krokisindeki ev … oğlu …’na aittir) şeklindeki şerhin silinmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 30.12.2009. günü oybirliğiyle karar verildi.