YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2
KARAR NO : 2009/3645
KARAR TARİHİ : 05.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 gün ve 2007/10317-11415 sayılı bozma kararında özetle; “Dosyadaki uzman orman bilirkişi raporu ile Dairemizin iade kararı üzerine düzenlenen rapordaki orman tahdit hatları birbirinden farklıdır. Bu nedenle, raporlar çelişkilidir. Yeniden üç orman mühendisi ve fenni bilirkişi ile orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması, bu uygulamada tahdit çalışmasına esas alınan … fotoğrafları ve memleket haritasından yararlanılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 ve 1976 tarihlerinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açmış olduğu davalarda davanın kısmen kabulü veya reddi yolunda kurulan hükümlerin temyiz edilmesi üzerine dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamında belirtilen nedenlerle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin 2008/80-706, 2008/88-708, 2008/92-711, 2008/78-678 ve 2008/82-709 sayılı (Dairemizin 2009/3, 2009/6, 2009/7, 2009/9, 2009/10 sayılı) kararları ile davanın kısmen kabulü, Mahkemenin 2008/86-712, 2008/90-707 sayılı (Dairemizin 2009/2, 2009/8 sayılı) kararları ile de davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş ve bu kararlar davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan bu dosyalarda uzman orman yüksek mühendisi … Biçer, … …, … … ile fenni bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporlarda dosyada mevcut olan harita, kroki, pafta, açı ve mesafe değerlerinin esas alınarak 1949 yılına ilişkin orman tahdit hattını yeşil renkli, 1975 yılında yapılan çalışmayı mavi renkli 5147 nolu orman tahdit noktası esas alınarak çizilen 1949 yılına ilişkin tahdit hattını kırmızı renkli arazi kadastro komisyonu tarafından geçirilen 1949 tahdit hattını … çizgi ile gösterdiklerini, yeşil renkli 1949 tahdit hattının aynen açı ve mesafelere uyulmak sureti ile oluşturulduğunu, ancak bu hatta göre resmi belgelerde ormanlık alanda gözüken taşınmazların orman tahditi dışında kaldığı, yine resmi belgelerde açıklık alanda gözüken alanların ise orman tahditi içinde kaldığının belirlendiğini, 1975 yılında yapılan aplikasyon tutanaklarında ise 1949 yılına ilişkin açı ve mesafelerin araziye uymadığının açıklanarak memleket haritası, … fotoğrafları ve arazi yapısı bitki örtüsü, meyil, … muhafaz özeliği, kullanımdurumları gözönüne alınarak çalışmanın yapıldığının açıklandığı, bozma ilamında belirtilen 5135 ila 5139 nolu orman tahdit noktalarının bozma öncesindeki raporlarda farklı yerlerde gösterilmelerinin sebebi ise orman tahdit haritasına sonradan işlenen arazi kadastro paftasının biraz kaydırılması nedeni ile olduğu, 5148-5149-5150 nolu orman tahdit noktalarının (1975 yılına ilişkin orman tahdit haritasında düze yakın bir hat olmasına rağmen) önceki bilirkişilerce kırık bir hat olarak çizilmesinin ise 1949 yılına ilişkin orman tahdit çalışma tutanağında ‘çiftliğin mezru ve gayri mezru arazileri ile meraların tahdit harici bırakılmasına’ denildiği, buradaki mera ifadesinin 5149 nolu orman tahdit noktasında gözüken yıkık ahır yeri ile doğusundaki çitler ile çevrili hayvan ağıllarının bulunması nedeni ile 5149 nolu orman tahdit noktasının doğusu ve kuzeydoğusu ile kuzey, kuzeybatı bölümünün tanımlandığı, resmi belgelerde bu bölümün açıklık alanda kaldığı,bu bölgede mera olarak tanımlanabilecek başka bir alanın bulunmadığı,5149 nolu orman tahdit noktasının tutanakta tarif edildiği gibi ahır kalıntılarının … fotoğrafları ve memleket haritasında kesin olarak belirlendiği, açıklanarak bozma öncesindeki orman bilirkişi raporlarına itibar edilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu uygulamaları gösteren krokiler sunmuşlardır.
Yine … Köyü 890, 944 , 948, 949 ila 956 parsellere yönelik olarak davacı … Yönetimi tarafından Mahkemenin 2005/288E sayılı dosyasında açılan ve Dairemizin 2008/11866 Esas sayılı dosyasında temyiz incelemesi yapılan dosyada da kadastro teknisyeni … Der, orman yüksek mühendisleri … … …, … … ve … … tarafından düzenlenen 20.7.2006 tarihli rapor ile dayanağı olan ek 1 nolu krokiye göre de (Memleket haritası ve … fotoğrafları ile desteklenen ve zemine de uygun olduğu anlaşılan) 1975 tahdit hattı esas alınarak uyuşmazlığın çözümlendiği görülmüştür. Bu dosyadaki uzman orman bilirkişi kurulunun da çizdiği hatlar sözkonusu bilirkişi kurulunun çizdiği hatlar ile aynıdır. Ancak buna rağmen uzman bilirkişilerce bozma öncesindeki raporlara itibar edilmesi gerektiği belirtilerek çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları yolunda açıklamalar yapılmıştır.
Sonuç itibarı ile memleket haritası ve … fotoğrafları ile desteklenen, zemindeki duruma da uygun olan 1975 yılına ilişkin tahdit hattı hem dosyadaki uzman bilirkişi kurulunca hem de dairemizin 2008/11866 Esas sayılı dosyasındaki uzman bilirkişi kurulu tarafından aynı şekilde çizilmiş olup artık bu bölgedeki uyuşmazlıkların mavi ile çizilen 1975 tahdit hattı esas alınarak çözümlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle,sözkonusu hatta göre … köyü 1042, 1045 ve 1049 parsellerin tamamen tahdit içinde kaldığı anlaşıldığından bu taşınmazlara yönelik olarak açılan davaların kabulü ile bu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, davalıların el atmasının önlenmesi yolunda hüküm kurulması (mahkemenin 2008/80-706, 2008/82-709, 2008/92-711 Dairemizin 2009/3 E,2009/10E, 2009/7 E sayılı), çekişmeli 976, 1047, 1029 ve 1056 parsellerin ise kısmen orman tahditi içinde kaldıkları anlaşıldığından dosyaların uzman fenni bilirkişiye verilerek bilirkişilerce 1975 tahdit hattı olarak çizilen mavi hatta göre bu taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin belirlenmesi ve bunu gösteren rapor ve kroki düzenlemesi istenerek alınacak rapor ve krokiye göre davanın kısmen kabulü ile bu bölümler yönünden tapu kaydının iptali ile davalının bu bölümler üzerendeki elatmasının önlenmesine karar verilmesi yolunda hüküm kurulması, (Mahkemenin 2008/86-712, 2008/88-708, 2008/78-678 ve 2008/90-707 sayılı dairemizin sırasıyla 2009/2 E, 2009/6 E, 2009/9 E, 2009/8 E. sayılı dosyaları) gerekirken aksine düşünceler ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 05/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.