Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/2001 E. 2009/4975 K. 25.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2001
KARAR NO : 2009/4975
KARAR TARİHİ : 25.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalılar adlarına tesbit ve tescil edilen … Köyü 199 ada 13 parselin (3056 m2) devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (A)=2573 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında seri bazda yapılıp 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22.03.2002 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 04.03.2005 tarihinde ilan edilen, 4999 Sayılı Yasaya göre fenni hataları düzeltme işlemi bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 30.01.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma ve inceleme sonucu çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün orman sayılan; (B) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava dilekçesinde taşınmazın değeri gösterildiği ve taraflarca buna itiraz edilmediği halde, keşifte belirlenen fahiş değer üzerinden üstelik temyiz harcı da bu değere göre tamamlattırılmadan ve seri davaların bulunduğu da gözardı edilerek fazla harç ve vekalet ücreti tesbit edilmiş olması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 6. ve 9. bentlerinin hükümden çıkarılarak, 6. bent yerine “Dava konusu taşınmazın dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden karar tarihi itibariyle tahakkuk eden 378.00.- YTL. harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına”, 9. bent yerine “Davacı kendisini vekille
temsil ettirdiğinden dava dilekçesinde belirlenen değer üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 840.00.- YTL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/son maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.