Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/20011 E. 2010/2698 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20011
KARAR NO : 2010/2698
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, …Köyü 206 ada 63 parsel sayılı 803,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, sit alanı içinde kaldığından söz edilerek 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiş, davanın kısmen kabulüne, taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 584,70 m2 bölümünün tesbitinin iptaline ve davacı adına tesciline, aynı krokide (A) ile gösterilen 218,95 m2 bölümün ise orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin,…Kadastro Mahkemesinin 24.07.2008 gün ve 2006/524-617 sayılı kararını Hazine temyiz etmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2008 gün ve 2008/6321-13172 sayılı kararıyla, yerel mahkemenin (A) bölümüne ilişkin hükmü onanmış, taşınmazın (B) ile gösterinle bölümüne ilişkin hüküm ise özetle; “Mahkeme kararına dayanak yapılan ve çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildiren uzman bilirkişi raporuna eklenen memleket haritası renkli olmadığı ve çekişmeli parselin çapı memleket haritası üzerine aplike edilmeyip, eğim memleket haritasındaki münhanilerden faydalanılarak ölçülmediği için denetlenemezse de, aynı gün temyiz incelemesi yapılan tüm dosyalarda dava konusu edilen taşınmazların eğiminin % 12’den fazla, taşlık, kayalık olduğu, erozyon nedeniyle yer yer ana kayanın ortaya çıktığı, zeytin ve yer yer maki florası ile kaplı bulunduğunun açıklandığı, çekişmeli parselin orman kadastrosunda devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlara bitişik olduğunun görüldüğü, Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılacağı, çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosunun 1966 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yalında kesinleştiği, daha sonra 1981 ve 1991 yılında çalışan orman kadastro komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış
-2-
2009/20011 – 2010/2698

ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapıldığı, başka bir deyişle, bu güne kadar çekişmeli taşınmazın orman niteliğini belirleyen bir çalışmanın bu güne kadar yapılmadığı, 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2’nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü getirildiği ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini verdiği, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağının öngörüldüğü, bu nedenle, eğimi % 12’den fazla olan yer yer veya tamamen maki cinci ağaççıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki Devlet Ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, Orman Yönetimi ile Hazine arasında kesin hüküm oluşturacak ve Orman Kadastro Komisyonlarına 4999 Sayılı Yasa ile verilen orman kadastrosu yapma görev ve yetkisini ortadan kaldıracak biçimde bu bölüme ilişkin davanın reddi yolundu karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın REDDİNE, …Köyü 206 ada 63 sayılı parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve hükmüne uyulan bozma kararı gereği işlem yapılarak davanın reddi yolunda hüküm kurulmasında isabetsizlik yoktur. Ancak; mahkemenin 24.07.2008 gün ve 2006/524-617 sayılı davanın kısmen kabulüne, bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 584,70 m2 bölümün tesbitinin iptaline ve davacı adına tesciline, aynı krokide (A) ile gösterilen 218,95 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kararının taraflarca temyizi üzerine, Dairenin sözü edilen 16.10.2008 gün ve 2008/6321-13172 sayılı kararı ile gerçek kişinin temyiz itirazı red edilerek (A) bölümüne ilişkin mahkeme kararı onanmış, (B) bölümüne ilişkin hüküm ise, bozma kararında açıklanan nedenlerle çekişmeli parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, bu bölüm için açılan davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek bozulduğu, bozma kararının taraflarına tebliğ edildiği ve mahkemece hükmüne uyulmak suretiyle kesinleştiği halde, Mahkemece (A) bölümüne ilişkin mahkeme kararının onanarak kesinleştiği gözetilmeden bu bölüm hakkında yeniden hüküm kurulması, kesinleşen Yargıtay bozması ile orman olgusu kesinleşen (B) bölümünün de orman olarak tesciline karar verilmesi gerekirken, bölümler ayırt edilmeden taşınmazın tamamının tesbit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tescili doğru değilse de, bu husus kamu düzenine ilişkin olup temyiz edenin sıfatına bakılmayacağı gibi, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple; hüküm fıkrasında birinci bendde yer alan “1-Davacının davasının REDDİ ile, … İli,…İlçesi, …Köyü 206 ada 63 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağındaki tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin hükümden tamamen çıkartılarak; bunun yerine, bir numaralı bent olarak “1-Davanın REDDİNE, … İli,…İlçesi, …Köyü 206 ada 63 sayılı parselin … Bilirkişi …tarafından düzenlenen 15.07.2008 tarihli rapor ve krokide (A) ile gösterilen 218,70 m2 bölümüne ilişkin Mahkemenin 24.07.2008 gün ve 2006/524-617 sayılı kararı kesinleştiğinden bu bölümle ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, aynı krokide (B) ile gösterilen 584,70 m2 bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 348/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.