YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20016
KARAR NO : 2010/2160
KARAR TARİHİ : 23.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 28/05/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23/02/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi, karşı taraftan … ve … vekili Avukat …, ORMAN YÖNETİMİ vekili Avukat …, davacı … VE ARKADAŞLARI vekili Avukat … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 105, 109,118, 172 ve 179 parsel sayılı taşınmazlar, belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları dava konusu taşınmazın, Marmaris … Köyünde öncesindeı 3 … arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının Çilecik Gediği, Taşbükü İskelesi, Kocaalan, Balandağı, …, Mezar Gediği, Karadağ, … Çiftliği, İnbükü dışındaki Dikili Taş, Kırvasil Çiftliği ve Gölenya Beli olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını davalı veya mirasbırakanlarının 1952 yılına kadar bu araziyi %25 hâsılat kirası vererek fer’i zilyet sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandıklarını, ancak hukuk dışı eylemlerle taşınmaza sahiplenmeye çalıştıklarını, geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak yazılı tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında ise bilirkişilerin gerçekleri sakladıklarını, sabit hudutlu olmaları nedeniyle miktarına itibar edilmesi gereken tapuların kapsamındaki ormanların, 4785 sayılı kanunla devletleştirilmesinden dolayı bunların bedelleriyle ilgili olarak Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın devam ettiğini ileri sürerek komisyon kararının iptali ile taşınmazın tapu malikleri adına tescili istemiyle dava açmışlar, … VE … ise , davacı Ayten Şereflinin murisleri …, … ve … Münir Şereflinin, dava dışı … … isimli kişiye satmayı vaat ettikleri yerlerin bu defa anılan kişi tarafından 1991 ila 1994 yıllarıarasında düzenlenen sözleşmelerle kendilerine satışın vaat edildiğini belirterek Ayten’e ait payın ½ oranında adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır
Davalı ise taşınmazın kendilerine ait olduğunu; davacıların taşınmazda mülkiyetlerinin söz konusu olmadığını, dayandıkları tapu kaydının hukuken geçerli bir tapu kaydı olmadığını bu nedenle de davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir.
2009/20016-2010/2160
Mahkemece, davacı ve katılan davacıların davasının reddine davaya konu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş,karar davacılar tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 4/7/2006 gün ve 2005/10670-2006/5127 sayılı kararı ile (Araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığından yeniden yapılacak keşif sırasında , tapu kayıtlarının miktarıyla geçerli olduğu ve davalı tarafın yokluğunda 1996/11 esas sayılı dosya üzerinden yapılan kapsam tayininin bağlayıcı olmayacağı nazara alınarak ,tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmesi, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen hudutlar teknik bilirkişilere haritasında işaret ettirilmesi, kayıtların hudutlarının taşıdığı özellikler ve intikallerdeki değişiklikler konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınması, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu sorulup saptanmalı, tesbite aykırı sonuca varıldığı takdirde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılması, teknik bilirkişilere tapu kayıtlarının miktarlarıyla geçerli olduğu nazara alınarak sabit hudutlardan başlamak üzere her tapu kaydının miktarı kadar araziyi gösterir keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, tapu kayıtların sabit hudutlardan başlamak üzere miktarı kadar yer ayırırken davacılar adına tesbit edilip kesinleşen taşınmazlarla kamulaştırılan arazi bölümleri dikkate alınması, dayanılan tapu kayıtlarının miktar itibariyle davaya konu parseli kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlendikten sonra karar verilmesi gereğine) değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, ORMAN YÖNETİMİ davaya taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece, bozmaya uyularak Davacılar … ve arkadaşlarının davasının REDDİNE, katılan davacı … YÖNETİMİNİN davasının 105 ve 179 parseller yönünden KABULÜNE, diğer parsel yönünden REDDİNE, … Köyü 105 ve 179 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğinde Hazine adına tesciline,109,108 ve 172 parsel sayılı taşınmazların TESPİT GİBİ DAVALI … ADINA TESCİLİNE, 118 ve 109 parsellerin 3. derece, 172 parselin 1. derece doğal sit alanında kaldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine, katılan … ve …’ın dava dilekçelerinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİ ile görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren en geç 10 gün içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili MARMARİS ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve katılan … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ilan edilerek 24.07.1982 tarihinde aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada,çekişmeli 105 ve 179 parsel sayılı taşınmazların orman bütünlüğünde ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu gibi, bu niteliği ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu, çekişmeli 109,118 ve 172 parsel sayılı taşınmazın ise, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde
2009/20016-2010/2160
hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak hüküm fıkrasının… davaya konu 118 parsel yerine 108 parsel yazılmış olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “108” rakamı çıkarılarak; bunun yerine, “118” rakamının yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak, Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 23/2/2010 gününde oybirliği ile karar verildi .