YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20133
KARAR NO : 2010/3428
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahiller … ve … …, davacı … Hava Kurumu ile Hazine ve İl Özel İdaresi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27.05.2002 gün ve 2002/6118-6727 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, bir harita mühendisi ve iki orman yüksek mühendisi huzuruyla keşif yapılarak; burada ilk orman kadastrosunun hangi tarihte yapıldığı ve dava konusu taşınmazların orman sınırları içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, ayrıca 5653 Sayılı Yasaya göre maki tefriki işlemine tabi tutulup tutulmadığının, tutulmuş ise maki alanında kalıp kalmadığının ve koruma makiliği niteliğini taşıyıp taşımadığının saptanması, bundan sonra 4753 Sayılı Yasaya göre dağıtım yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması, 4753 Sayılı Yasaya göre geçerli bir dağıtım yapılmamışsa arazi kadastrosunun yapıldığı tarih ile makiye tefrik tarihi arasında zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin soruşturulması, makilik alana ayrılmışsa 2/B uygulamasının sonuca etkili olmayacağının göz önünde bulundurulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne, dava konusu 6463 ada 1 parselin 20.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2755,96 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, kalan 11697,37 m2’lik bölümünün davalı üzerinde bırakılmasına ve bu bölüm üzerindeki 2/B şerhinin iptaline, 6467 ada 1 parselin 1664,25 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, kalan 13867,64 m2’lik bölümün davalı … İdare Müdürlüğü üzerinde bırakılmasına ve bu bölüm üzerindeki 2/B şerhinin iptaline, 6468 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 130,77 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, kalan 131,90 m2’lik bölümünün davalı üzerinde bırakılmasına ve bu bölüm üzerindeki 2/B şerhinin iptaline karar verilmiş; hüküm müdahiller, davacı … Hava Kurumu ile davacı – davalılar Hazine ve İl Özel İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydındaki 2/B şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılmıştır. 1980 yılında 1 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2.madde uygulaması ve aplikasyon işlemi yapılmıştır. 1988 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
Dava konusu taşınmazların (A) işaretli bölümlerinin 1942 yılında yapılıp kesinleşen …Devlet Orman içinde kaldığı, 1952 yılında makiye ayırma çalışması yapılmışsa da bu çalışmanın onanmadığı ve hiçbir zaman makiye ayırma çalışmalarının sonuçlandırılmadığı, daha sonra 1963 yılında … yakasındaki makiye ayırma çalışmalarının tümünün iptal edildiği, (Bakınız Yargıtay Kararları Dergisinde de yayınlanan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 10.05.2001 gün ve 2001/3179-3713 sayılı ve bu kararı direnme yoluyla inceleyen ve 20.Hukuk Dairesi görüşünü aynen benimseyen Hukuk Genel Kurulunun 03.07.2002 gün ve 2002/20-558-588 sayılı kararı) toprak tevzi komisyonunun devlet ormanlarından makiye ayrılan yerleri değil, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerleri 1955 yılında tevziye tabi tuttuğu, ancak bu uygulama sırasında …devlet Ormanına da tecavüz ederek (davalı parsellerin A bölümleri) kişiler adına tapu kaydı oluşturduğu ve 1960 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında da toprak tevzi tapuları ve haritaları esas alınarak 6464 ada 1 sayılı parselin içinde bulunduğu 1094-1095 parseller, 6468 ada 1 parselin içinde bulunduğu 1099 ve 6467 ada 1 parselin içinde bulunduğu 1096-1097 parsellerin oluşturulduğu, yörede 1744 sayılı yasa hükümlerine göre 1980 yılında yapılan aplikasyon ve 2.madde uygulamasında …Devlet Ormanının nitelik kaybetmemesi nedeniyle yine orman sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 1989 yılında …Devlet Ormanı, XXXIV parsel numarası ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, gerek 1955 yılında oluşturulan toprak tevzi komisyonu tapusunun, gerekse 1960 yılında oluşturulan kadastro tapularının taşınmazların 1942 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde iken arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek taşınmazların 1942 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kalan ve daha sonra 1988 yılında 2b madde uygulaması ile dışarı çıkartılan bölümlerinin tapusunun iptaline, kalan bölümlerinin kişiler üzerinde bırakılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına ve Özel İdare vekili ile … … vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazları da yerinde görülmediğinden, hükme yöneltilen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Hazine dışındaki temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 17.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.