Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/20276 E. 2010/2824 K. 08.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20276
KARAR NO : 2010/2824
KARAR TARİHİ : 08.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : …

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, çekişmeli 1244 parselin evveliyatında 463 parsel olduğunu ve bu parselin Tapulama mahkemesinin 25.02.1972 tarih 1966/40-1972/168 sayılı kararı ile orman vasfında olduğundan tapulama dışı bırakıldığını, Hazinenin açtığı tescil davası sonucunda Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/226-226 sayılı tararı ile fındıklık vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın özel mülk olduğu kabul edilerek tahsis işlemi yürütüldüğünü ancak orman yönetimi ile taşınmazın niteliği yönünden tartışma çıkması nedeni ile taşınmazın niteliğinin tespiti talebi ile dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince hakem sıfatı ile verilen karar 20. Hukuk Dairesinin 17.04.2006 tarih 2006/4243-5113 sayılı ilamı ile davanın orman kadastrosuna itiraza dönüştüğü ve mahkemenin görevli olmadığı bildirilerek bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma kararına uyularak dava dosyası kadastro mahkemesine gönderilmiş ve mahkemece davanın kısmen kabulü ile 995 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile (A) ile gösterilen 4215,03 m2 ve (B) ile gösterilen 1924,29 m2 yüzölçümündeki bölümlerin tarla ve meyva bahçesi niteliği ile Hazine adına, (C) ile gösterilen 49152,37 m2 ve (D) ile gösterilen 117902,45 m2 yüzölçümündeki bölümlerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, müdahil davacı …’ın davasının reddine karar verilmiş; hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Ünye İlçesi Gölevi Mahallesi 1244 parsel sayılı 68500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın halen fındıklık niteliği ile Hazine adına kayıtlı ise de yörede 1952 yılında yapılan arazi kadastrosunda 463 parsel sayısıyla ve 167100 m2 yüzölçümüyle orman niteliğiyle Hazine adına belgesizden tesbitinin yapıldığını, gerçek kişilerin itirazı üzerine Ünye Tapulama Mahkemesinin 25/02/1972 tarih 1966/40-168 sayılı ilamı ile Bakanlık Mütalaasına göre orman sayılan yerlerden olduğundan 766 sayılı Yasanın 2. maddesine göre tapulama dışı bırakılmasına karar verildiğini, daha sonra Hazinenin Ünye Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 1995/296 esas sayılı dava sonucunda niteliğinin fındıklık olarak belirlenerek, 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesine göre Hazine adına 11/01/1995 tarihinde tescil edildiğini, bu kez Ünye Belediye Encümeninin 06/07/1995 tarih 421 sayılı kararı ile, Ünye Kadastro Müdürlüğünün ayırma ve değişiklik beyannamesiyle 19/07/1995 tarih 2555 yevmiye ile (a)=68500 m2, (b)=98600 m2 olarak ikiye ifraz edildiğini ve ifraz soncu 1244 (995 ada 6 parsel) parselin 68500 m2, 1245 parselin ise 98600 m2 olarak Hazine adına tescil edildiğini, 1244 parselin 15/07/1995 tarihinde önce Sağlık Bakanlığına, sonra 19/07/2001 tarihinde … Üniversitesi Rektörlüğüne tahsisinin yapıldığını, davada işgalci konumda bulunan … isimli şahsın açtığı tescil ve Bakanlık mütalaasının iptaline ilişkin davalar nedeniyle tahsis süresinin uzatılması işleminin sürüncemede kaldığı, her iki idare arasında taşınmazın niteliği ve tasarrufu konusunda muaraza bulunduğunu anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılan keşifte dava konusu 1244(995 ada 6) parselin yörede 1952 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, 463 parsel numarası verilerek orman vasfı ile hazine adına tespit tutanaklarının düzenlendiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Ünye Tapulama Mahkemesinin 25/02/1972 tarih 1966/40-168 sayılı ilamı ile orman sayılan yerlerden olduğundan 766 sayılı Yasanın 2. maddesine göre tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.
1982 Anayasasının 138/4. maddesinde “Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez”, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlıklı 23. maddesi ile bu yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve halen yürürlükte olan 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin aynı başlığı taşıyan 26. maddesi şu şekildedir.
Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler
Madde 26- Orman kadastro komisyonlarınca;
a) 6831 Sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre, orman sayılan ve eskiden beri Devlete ait olduğu bilinen ormanlar, orman içindeki kültür arazileri dışında 6831 Sayılı Kanunun 17 nci maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıklar,
b) Yürürlükten kaldırılmış 3116 Sayılı Kanununun geçici 1 nci maddesine göre kamulaştırılmış ormanlar,
c) 4785 Sayılı Kanunla Devletleştirilmiş veya Devletleştirilmeye tabi ormanlar,
d) 6831 Sayılı Kanununun 3 üncü maddesine göre orman rejimine alınmış yerler,
e) 6831 Sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yerler,
f) 6831 Sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre kamulaştırılan yerlerle diğer suretle orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılan yerler,
g) Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerler,
h) Herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,
ı) Maliye Bakanlığınca ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış sahalar,
j) Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar,
Devlet ormanı olarak sınırlandırılır.
4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen (b), (d), (e), (f), (g), (ı) ve (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz.
Bu gibi yerlerin orman sınırları dışında kaldığı tespit edildiğinde orman sınırları içine alınarak haritasına işlenir. Arazide orman sınırları buna göre düzeltilir. Tutanak defterinin sırası gelmiş sayfasında da durum etraflıca izah edilir.”.
Görüldüğü gibi 1986 tarihli Yönetmeliğin 23. maddesinin birinci fıkrasının (G) bendi ile 2004 tarihli Yönetmeliğin 26. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunan yerlerin devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı” hükümlerinin bulunduğu, yine sözü edilen 2004 tarihli yönetmeliğin 26. maddesinin ikinci fıkrasında “4785 Sayılı Yasa ile Devletleştirilmiş ormanlar ile 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış ormanların, 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yerlerin 13. maddesinin (B) bendi hükmüne göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yerlerin ve 24. maddesine göre kamulaştırılan yerlerle diğer suretle orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılan yerlerin ve Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerlerin, Maliye Bakanlığınca ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış sahaların, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların, orman rejimine girmiş sahalar olmaları nedeniyle, bu yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması, bu nitelikteki taşınmazların orman olma vasfını ortadan kaldırmaz.”. Bu hükümler gözönünde bulundurulduğunda, somut olayda; kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olduğu saptanan taşınmazın, orman kadastrosu yapıldığı sırada orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu ve yörede yapılacak orman kadastrosunda dava konusu taşınmazın orman sınırı içine alınması gerektiği, o yerde yapılacak orman kadastrosunda dava konusu yer orman sınırları dışında bırakılsa dahi bu durum o yerin hukuken orman olma konumunu değiştirmeyeceğinden, yeniden orman kadastro komisyonlarınca her zaman orman sınırı içine alınabileceği, bu gibi taşınmazların o yerde orman kadastrosunun yapılmasından önce ya da sonra Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından her zaman orman olarak tescilinin mahkemeden dava yoluyla istenebileceği, bunu engelleyen bir yasa hükmü bulunmadığı, Anayasanın 169. maddesine göre, ormanların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceği, Orman Yönetimi “Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerlerin” orman niteliği ile Hazine adına tescilini istediği gözönünde bulundurularak davacı Hazinenin davasının reddine,çekişmeli 995 ada 6 (1244) parsel sayılı taşınmazın tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 08.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.