Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/2147 E. 2009/3040 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2147
KARAR NO : 2009/3040
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2008 tarih 2007/16346-396 sayılı bozma kararında özetle: “Orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmayıp 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel kadastrodan önce yapılıp kesinleşmiştir. Bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 22/4 maddesi hükümlerine göre tahditleri yapılarak kesinleşmiş ve tescil edilmiş ormanlara ait kayıt ve belgeler tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılması gerektiği halde kesinleşen orman kadastro haritası sınırlarına uyulmadan bir bölüm orman alanının paftasında yol olarak gösterilerek tesbit harici bırakıldığı ve bu bölüm hakkında Orman Yönetimi tarafından tescil isteği ile dava açıldığına göre H.G.K.’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke gözönünde bulundurularak davaya bakma görevi genel mahkemelere ait olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve (A) ile gösterilen 1811.40 m2 kısmın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro sırasında yol olarak bırakılan ve orman tahdit sınırları içinde orman alanı olan yerin tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 19.06.1995 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, davacı … Yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 4. ve 5. bentlerinin tamamen kaldırılarak bunun yerine, “Davacı idare tarafından yapılan toplam 1.028.00.- TL yargılama giderinin davalı hazineden alınarak davacı … yönetimine verilmesine ve hazine harçtan muaf olduğu için harç alınmazına yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7.maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.