Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/2249 E. 2009/5107 K. 26.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2249
KARAR NO : 2009/5107
KARAR TARİHİ : 26.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar … ve arkadaşları 13.02.2004 günlü dilekçeleriyle, sınırlarını bildirdikleri Çığlık Beldesinde bulunan taşınmazın, 1956 arazi kadastrosunda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığını, muris … … tarafından imar ihya edilerek … sıfatıyla zilyet edildiğini, onun 1990 yılında ölümünden sonra kendilerine intikal ettiğini, eklemeli 40 yıldan fazla süredir zilyet edildiğini, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu, Medeni yasanın 713 maddesi gereğince adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm Davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.4.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.4.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve her ne kadar çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin daha önce açıldığı bildirilen tescil davalarına ilişkin dava dosyaları getirtilip incelenmemiş ve taşınmazın bulunduğu yere ilişkin … fotoğrafları incelenememişse de, kesinleşmiş orman kadastrosuna ve genel arazi kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … bilirkişi raporlarıyla, yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda çekişmeli taşınmazın ekli krokide (A) ile gösterilen bölümün sınırları içinde (B) ile gösterilen bölümün ise orman sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrıldığı, genel arazi kadastrosunda orman olduğu için tapulama dışı bırakıldığı, (A) bölümünün 1977 yılında yapılıp 13.4.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın üzerinde kök yaşı 70-100, aşı yaşı 60-80 olan 25 adet … ağacı ile alt florada maki elemanları bulunduğu, toprağın 10-30 cm derinliğinde olduğu, genel arazi yapısına göre köy kenarında yamaç arazi yapısında oldu, 1962 memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği belirlenip, Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi,
yörede makiye ayırma çalışması yapan maki komisyonu yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptıkları makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanlarının, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle, kesinleşmiş orman sınırları içindeyken makiye ayrılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gibi, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği, yasa hükmünün “orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğü, orman sınırları dışında kaldığı belirlenen bölüm yönünden; çekişmeli taşınmazın yüzölçümü gözetildiğinde üzerinde bulunduğu bildirilen 25 adet … ağacının taşınmazın niteliğinin zeytinlik olmasını gerektirecek sayıda olmadığı, 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan bir tahsis bulunmadığı, taşınmazın yüzeysel ve taşlı toprağının da tarımda kullanılmadığı bu nedenle imar ihya olgusunun tamamlandığından söz edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.