Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/2357 E. 2009/4304 K. 16.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2357
KARAR NO : 2009/4304
KARAR TARİHİ : 16.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve davalı … vekilitarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalı adına belgesizden tarla niteliğiyle tapuda kayıtlı bulunan …., Köyü 104 ada 46 ve 48 parsel sayılı sırasıyla 4812.70 m2 ve 13.126,05 m2 yüzölçümündeki taşınmazların, davalı tarafından terkedilmesi nedeniyle ekilip biçilmeyen ham … niteliğindeki yerlerden olduğu, davalı adına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığı halde davalı adına tescil edildiğini bildirerek tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece; dava konusu 104 ada 48 parsel yönünden davanın kabulüne, 104 ada 46 parselin tescil tapusu kapsamında kalan 4000 m2 bölüm yönünden reddine, geriye kalan 812.70 m2 bölüm yönünden kabulüne, … bilirkişinin 17.04.2007 havale tarihli krokisinde gösterildiği gibi ifrazı ile aynı nitelikte Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1-) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile ziraat bilirkişi raporuna göre 48 sayılı parselin 25-30 senedir sürülüp ekilmediği, içerisinde 1 adet 25-30 yaş orman ağacı olduğu, davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı, yine 46 sayılı parselin ise; 25-30 yıldır … yapılmadığı, içerisinde 7-8 adet 25-30 yaşlarında orman ağacı olduğu, davalının dayandığı tescil ilamı sonucu oluşan tapu kaydının … ve kır sınırları itibariyle değişir sınırlı olup, taşınmazın kuzey ve batısında da 89 nolu mera parseli bulunduğundan miktarına değer verilerek 48 sayılı parsel ile 46 sayılı parselin tapu kaydı miktar fazlası yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından gerçek kişilerin bu parsellere yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-) Davacı Hazinenin 104 ada 46 sayılı parselin 4000 m2’lik bölümüne ve 48 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalı tarafın dayandığı D:yol, B:… ve K- G: kır hudutlu, 4000 m2 yüzölçümlü tapu kaydının 46 sayılı parselin temyize konu bölümüne uyduğu kabul edilerek ve yüzölçümüyle bağlı kalınarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; İliç Tapu Sicil Müdürlüğünün 25.09.2006 gün ve 618 sayılı cevabi yazılarında “bu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda ormanda kaldığı bildirildiği halde orman araştırması yapılmamış, tapu kaydı İliç Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.1969 tarih ve 1967/91-1969/20 sayılı tescil ilamı ile oluştuğu anlaşıldığından tescil dosyası, bulunamadığı takdirde ilam örneği dosyaya
getirtilerek Hazine ve Orman Yönetimi yönünden kesin hükmün koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamıştır. Ayrıca, 46 parsele uyduğu kabul edilen tapu kaydının eki olan tescil krokisi fenni sıhhate haiz olmayan şeritmetre ile ölçülmüş basit bir kroki olup, 3402 Sayılı Yasanın 20/A ve C maddelerine göre tapu kaydına kapsam tayin edilirken, doğudaki yol ve güneydeki kişi adına tespit edilip kesinleşen 47 parsel sabit sınır kabul edilerek miktar fazlasının kuzeydeki 89 parsel nolu mera sınırından ifrazı suretiyle uygulama yapılması gerekir. Bu hususların gözardı edilmesi doğru olmadığı gibi, tapu kaydı iptal edilen 46 sayılı parselin tamamı ile 48 sayılı parselde kısmen kabul edilen bölümün Hazine adına tesciline karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Bu nedenle; öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı sorulmalı, yapılmış ve kesinleşmişse buna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, askı ilan tutanakları ile tahdit haritası ve 48 sayılı parselin bir bölümüne uyduğu kabul edilen Temmuz 1972 tarih 34 nolu tapu kaydının dayanağı evraklar getirtilmeli, tahdit haritası ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilmek suretiyle birbiri üzerine aplike edilerek taşınmazların konumları saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı kroki düzenlettirilmelidir. Taşınmaz tahdit sınırları dışında kalıyor veya sınırlandırma yapılmamışsa güneydeki 104 ada 86 parsel ile doğudaki yoldan sonra gelen 117 ada 1 parsele ilişkin tesbit tutanakları, varsa dayanak kayıtları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu yapılmadığına göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; asıl taşınmazların ve tapu kaydının kapsamı, orman veya ormandan yada meradan açma değilse, tapu kaydı miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli meradan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; davalının dayandığı Temmuz 1972 tarih 34 nolu tapu kaydının dayanağı tescil krokisi 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi gereğince yerine uygulanarak kapsamı belirlenmeli ve tapu kaydının Hazine ve Orman Yönetimini bağlayıp bağlamayacağı tartışılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin 104 ada 48 parselin tamamına ve 46 parselin tapu kaydı miktar fazlasına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin 46 ve 48 parsellere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.