YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/243
KARAR NO : 2009/3209
KARAR TARİHİ : 26.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yelbağı Köyü 213 ada 279 parsel sayılı 6177.25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın irsen intikal ve taksimle kendisine kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu 213 ada 279 sayılı parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline, (D) harfli bölüme yönelik davanın ise süresi içinde Orman Yönetimine karşı açılan bir dava bulunmadığından husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı içinde bırakılmıştır.
1) (A) ve (C) harfli bölümlere ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile dosyadaki fotoğraflardan, çekişmeli taşınmazda davacının talep ettiği (A ve C) harfli 669.24 m2 ve 1560.56 m2’lik bölümlerin 213 ada 279 sayılı parsel içinde kaldıkları ve eğimlerinin % 10 – 12 oldukları, üzerlerinde yabani erik, ahlat ağaçları ile meşe çalıları ve meşe ağaçlarının bulunduğu, resmi belgelerde açık alanda kaldıkları, ancak (C) harfli bölümün batıdan 30 – 40 yaşında 0.15 kapalılıkta meşe baltalık ormanı ile çevrili olduğu, 25 – 30 yıldır hali arazi niteliğinde bulundukları, en az 25 yıldan beri de işlenmemiş oldukları anlaşılmaktadır.
Dairemizin 2008/5389 E- 8060 K sayılı ilamında “ormancı bilirkişiler Kenan …, Memduh … ile jeolog bilirkişi … Yılmazel tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporun 1. bölümünde taşınmazın üzerinde 05 – 06 kapalılıkta meşe türü ağaçların bulunduğu, alt tabakada çeşitli türde … ve meşe sürgünlerinin mevcut olduğu, toprağının orman toprağı niteliğinde olduğu açıklandıktan sonra raporun 10. bölümünde aynen “Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Şöyle ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, … fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir.” şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu” belirtilmekte olup, çekişmeli taşınmazların üzerinde bulunan meşe çalıları ile ağaçlarının dış etkenler ile taşınmasının mümkün olmadığı açıklandığına göre çekişmeli (A ve C) harfli bölümler resmi belgelerde açık alanda kalsa dahi eylemli durumda üzerlerinde orman ağaçlarının bulunması nedeni ile orman sayılan yerlerden olduklarının kabul edilmesi gerektiği saptanmıştır. Kaldı ki: bu taşınmazların miras bırakanlar tarafından son 30 yıldır kullanılmadığı anlaşıldığından, taşınmazların iradi olarak terk edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece de bu hususlar gözönünde bulundurularak taşınmazlar yönünden davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2) Çekişmeli (D) harfli bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, bu davayı 213 ada 279 parsel sayılı taşınmaza yönelik açmışsa da, keşifte talep ettiği yerlerden (D) harfli bölümün komşu 270 ada 1 nolu orman parselinin içinde kaldığı saptanmış, mahkemece bu bölümle ilgili olarak Orman Yönetimine yönelik olarak açılan bir dava bulunmadığından husumetten reddine karar verilmiştir. Ancak, ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa … ise Orman Yönetimine aittir. Eldeki davada Hazine davalı gösterilerek bu dava açıldığına göre, mahkemece 270 ada 1 parsele ilişkin kadastro tespit tutunak aslının dosyaya getirtilmesi, başka bir dosyada davalı ise o dosya ile birleştirilmesinin düşünülmesi, daha sonra Orman Yönetimi davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve işin esası hakkında bu hüküm kurulması gerekirken, aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacının çekişmeli taşınmazın (A ve C) harfli bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 213 ada 279 parsele ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) 2.bentte açıklanan nedenler ile davacının 270 ada 1 parsel içerisinde kalan (D) harfli bölümüne yönelik kurulan hükmün BOZULMASINA 26/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.