YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2968
KARAR NO : 2009/6614
KARAR TARİHİ : 15.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar … , İhlas Holding tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Mahallesi 3831 ve 3832 parsel sayılı sırasıyla 31.025 ve 5510 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1947 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve 3831 sayılı parselden dava sırasında ifraz edilerek oluturulan 276 ada 3 sayılı parselin (B) ile işaretli 337.84 m2 bölümünün iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 3832 sayılı parselden ifrazen oluşan 277 ada 2 sayılı parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalı … ve İhlas Holding A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1987 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1976 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına 1993 yılında özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, daha önce kişiler arasında görülen kadastro mahkemesinde görülen davada … taraf olmadığından verilen kararın Yönetimi bağlamayacağı, davanın devamı sırasında yapılan ifraz nazara alınmadan tescil kararı verilmesi gerekirken, bir kısım yer hakkında karar verilmemiş olması isabetsiz ise de, bu durum hükmün bozulmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüş olmakla, 25.07.2007 günlü kararın 4 nolu bendinin hükümden tamamen çıkartılarak bunun yerine “kadastro mühendisi … Şişman ve arkadaşları tarafından düzenlenen 26.04.2007 tarihli krokide gösterilen ve eski 3831 sayılı kadastro parselinden ifrazen park alanı olarak ayrılan (D) işaretli 13.524.19 m2’lik bölüm ile 276 ada 2 sayılı parselin (B) işaretli 337.84 m2’lik bölümünün birleştirilerek aynı ada son parsel numarası ile ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 276 ada 2 sayılı parselin (C) işaretli bölümünün önceden olduğu gibi kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına, yine eski 3832 sayılı parselden park alanı olarak ayrılan (A) işaretli 101.53 m2’lik bölümünün aynı ada son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, tarafların diğer tüm temyiz itirazlarının reddine” cümleleri yazılarak hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 15/04/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.